|
26 - İSA ALEYHİSSELAM
Gökten sofra
İniyor
Bir gün İsa Nebi’ye gelerek
havariler,
(Dua et, gökten bize sofra
insin) dediler.
Hiç de İsa Nebi'ye hoş
gelmedi bu fakat,
Buyurdu ki: (Bu işte, nedir
gaye ve maksat?
Şüphe mi edersiniz Allah’ın
kudretinden?
Değilse, niçin bunu
istersiniz siz benden?)
Dediler ki: (Allah’a ve
sana inandık biz.
Lakin istiyoruz ki, artsın
bu yakinimiz.)
İsa aleyhisselam, iki rekat
bir namaz,
Kılıp kalktı ayağa, saf saf
oldu cümle nas.
Ayakta el bağlayıp, başını
eğdi öne.
Sonra da, ağlayarak dua
etti Rabbine.
Dedi: (Ya Rab, bir sofra
indir de gökten bize,
Peygamber olduğuma olsun
açık mucize.)
Kendisine bir vahiy geldi
ki Rabbimizden:
(Ya İsa, bu sofrayı
indiririm size ben.
Lakin biri, nankörlük
ederse bu sofraya,
Uğratırım ben onu şiddetli
bir belaya.)
O anda gördüler ki,
bulutlar arasından,
Bir sofra iniverdi önlerine
semadan.
Lakin İsa Peygamber,
devamlı ağlıyordu.
Rabbine dua edip, şöyle
yalvarıyordu:
(Beni, buna şükreden
kullardan eyle ya Rab!
Rahmet kıl bu sofrayı,
kılma ceza ve azap.)
Sofranın, misk-i amber
misali kokuları,
Yayılıp, mest eyledi orada
olanları.
İsa Nebi, sofraya bizzat
teşrif ederek,
Kaldırdı örtüsünü Besmele
söyleyerek.
Baktılar, var sofrada
kızarmış yedi balık.
Öyle ki, hiç birinde yok
idi pul ve kılçık.
Ayrıca, yedi pişmiş, taze
sıcak çörekler.
Bir yanda tuz ve sirke,
öbür yanda meyveler.
İsa aleyhisselam, fakir,
hasta ve sakat,
Kim varsa, o sofraya davet
etti o saat.
Buyurdu ki: (Bu rızık,
lutfüdür Rabbimizin.
Yiyiniz, size şifa, beladır
gayri için.)
Binüçyüz kişi gelip,
yediler fazla fazla.
Yine de bir azalma olmadı
onda asla.
Bu bereket sofrası, doyunca
herkes yine,
Gözlerinin önünde yükseldi
gökyüzüne.
O sofra, gün aşırı, kuşluk
vakti gelirdi.
Öğle üzeri tekrar, semaya
çekilirdi.
Hem de o, yükselirken yer
yüzünden göklere,
Onun gölgesi dahi, düşerdi
hatta yere.
Onun bereketiyle, şifa
buldu çok hasta.
Fakirler zengin olup,
kavuştular rahata.
Sonradan kadın erkek,
zengin fakir, hür köle,
Tam kırk gün, bu sofradan
yediler böylelikle.
Sonra bir vahiy geldi
Allahü teâlâdan:
(Sağlamlarla zenginler
yemesin bu sofradan.)
Bundan sonra bazısı,
başladılar isyana.
Ve arka çevirdiler bu ilahi
ihsana.
Hatta alay ederek, dediler
ki: (Bunu siz,
Gerçekten hak nesne mi
telakki edersiniz?)
Küfran-ı nimet eden o
nasipsiz kişiler,
Bir anda, birer domuz
şekline dönüştüler.
Ve üç günün sonunda, hepsi
de oldu helak.
Verdi cezalarını onların
cenab-ı Hak.
|