|
26 - İSA ALEYHİSSELAM
Kudüs’e
hicreti
Cebrail bu müjdeyi ona
verdi ve hemen,
Yakasına üfürüp, çıkıp
gitti o yerden.
Meryem, Hak teâlânın emri
ve kudretiyle,
Hamil oldu hazret-i İsa’ya
böylelikle.
Bir anne namzedinde görülen
haller, aynen,
Görüldü onda dahi o andan
itibaren.
Onbeş yaşında idi bu vaki
olduğunda.
Yusüf-i Neccar ile
nişanlıydı o anda.
Meryem’in bu halini, daha
önce herkesten,
Nişanlısı farkedip, çok
şaşırdı hayretten.
Zira kati olarak bilirdi ki
o dahi,
Dünyada, ondan daha İffetli
yoktu biri.
Günah işlemesine ihtimal
vermiyordu.
Lakin bu halini de izah
edemiyordu.
Bu endişe, gitgide çok
büyüdü içinde.
Aklı gidecek hale geldi
neticesinde.
En son dayanamayıp, bularak
bir yolunu,
Ve hazret-i Meryem’e sual
etti o bunu.
Dedi: (Sende, annelik
halleri görüyorum.
Lakin bu nasıl oldu, asla
çözemiyorum.
Ey Meryem, söyler misin
bana sen şunu yalnız,
Çocuk gelebilir mi dünyaya
hiç babasız?)
Cevabında dedi ki: (Elbette
gelebilir.
Zira cenab-ı Allah her
şeylere kadirdir.
Bilmez misin hazret-i
Âdem'le Havva'yı da,
Anasız ve babasız yarattı
Hak teâlâ.)
O bunu işitince, oldu
teskin ve rahat.
Onun temizliğine getirdi
tam kanaat.
Ve lakin yahudiler, başladı
bu sefer de.
Bunun dedikodusu yapılırdı
her yerde.
Hiç akla gelmeyecek, ağza
alınmayacak,
İftiralar ettiler,
sabrederdi o ancak.
O hazret-i Meryem ki, iffet
ile haya'nın,
Zirvesinde bulunan çok
şerefli bir hanım.
Hakkında söylenenler, üzdü
onu be gayet.
Başka yere hicreti düşündü
en nihayet.
Kudüs'ün güneyinde ve bir
dağın ardında,
Bir kasaba vardı ki, hem
Beyt-i Lahm adında,
Tenha ve sakin olup, tam
aradığı yerdi.
Kudüs'ten ayrılarak, buraya
hicret etti.
Gözden uzak bu yere
geldiyse de o fakat,
Malesef olamadı yine teskin
ve rahat.
Hakkında söylenilen o
dedikoduları,
Düşündükçe, artardı dert ve
sıkıntıları.
Lakin biliyordu ki, bu
üzüntü ve dertler,
Allah’ın takdiriyle vukua
gelmekteler.
Çaresizlik içinde, sabra
bel bağlıyordu.
Çoğu gün, üzüntüyle oturup
ağlıyordu.
Bir gün geziniyorken o
yerin bahçesinde,
Doğum alametleri belirdi
kendisinde.
Yakınında vardı bir kuru
hurma ağacı.
Oraya vardığında, arttı
ağrı ve acı.
Mecburen bu ağaca gelip
yaslanıverdi.
Çok büyük bir sıkıntı ve
darlık içindeydi.
Dedi ki: (Ne olaydı,
dünyaya gelmeyeydim.
Ve keşke öleydim de,
bunları görmeyeydim.)
O, ağaca yaslanmış,
söylenirken böyle tam,
Teşrif etti dünyaya İsa
aleyhisselam.
|