|
26 - İSA ALEYHİSSELAM
Babasız
yaratıldı
Beni İsrail için gelen en
son Nebi’dir.
Yeni bir din getiren
ülül’azm Peygamberdir.
Sair Nebi’ler gibi, İnsan
idi o dahi.
Babasız halkeyledi Rabbimiz
kendisini.
O, Kudüs'te dünyaya teşrif
eylemişti ilk.
Sonra, otuz yaşında verildi
peygamberlik.
Hak teâlâ İncil’i indirdi
kendisine.
Çağırdı gece gündüz halkı
kendi dinine.
Rabbimiz, üç yıl sonra, onu
yerden alarak,
Çıkardı gök yüzüne, hem de
diri olarak.
Kıyamet yaklaşınca,
Rabbimiz onu yine,
İndirecek Şam'daki Ümeyye
camiine.
Daha sonra evlenip,
çocukları olacak.
Mehdi ile buluşup, kırk
sene yaşayacak.
Sonra vefat ederek gidecek
ahirete.
Defni dahi olacak Hücre-i
saadete.
Annesi Meryem hatun, çok
mübarek bir kadın.
O idi en iyisi dünya
hatunlarının.
Babası İmran olup, Hunne
idi annesi.
Çocuğu olmuyordu Hunne'nin
önceleri.
Bir kuş gördü, oynardı
kendi yavrularıyle.
İmrenip, çok istedi çocuğum
olsa diye.
Dedi: (Bana bir çocuk
verirsen ey Allahım!
Onu, Beytül makdis'e
hizmetçi yapacağım.)
Zira böyle bir adet var idi
o zamanlar.
Çok sevap kazanırdı böyle
nezir yapanlar.
Lakin yalnız oğlanlar
hizmete verilirdi.
Hem de, çocuk doğunca bu
nezir edilirdi.
O, bu nezri yapınca, bir
yıl geçti aradan.
Ona, bir kız evladı ihsan
etti Yaradan.
Lakin oğlan çocuğu o ümid
ediyordu.
Şükredip, bu kızına Meryem
adını koydu.
Dedi ki: (Kızım oldu ya
Rabbi, ne yapayım.
Bunu kabul eyle ki,
nezrimden kurtulayım.)
Sonra kızı Meryem’i
kucağına alarak,
Onu, beytül makdis'e
götürdü ilk olarak.
Orada olanlara anlatıp
vaziyeti,
Dedi: (Bunun, bu beyte
dokunur çok hizmeti.
Bir kız çocuk ise de gerçi
bu gördüğünüz,
Ben onu adamıştım doğmadan
önce henüz.)
Sonra, kızı Meryem’i teslim
edip oraya,
Dedi ki: (Alın bunu, bu,
adaktır buraya.)
Kabul edip, sonra da
düşündüler ki çoğu:
Kimin himayesine verelim bu
çocuğu?
Lakin beytin imamı,
Zekeriya Nebi’ydi.
Ayrıca da Meryem'in
teyzesinin beyiydi.
Dedi: (Benim, bununla
akrabalığım vardır.
Zira bunun teyzesi, benim
nikahımdadır.
Daha çok münasiptir onu
bana vermeniz.
Ona iyi bakarım, olmasın
hiç şüpheniz.)
Lakin can atıyordu herkes
onu almağa.
Dediler: (Öyle ise, gidelim
bir ırmağa.
Herkes Tevrat yazdığı
kalemi suya atsın.
Kiminki batmaz ise, bu
çocuğu o alsın.)
Zekeriya Nebi’nin
batmayınca kalemi
Ona teslim ettiler bakmak
için Meryem’i.
|