|
23 - UZEYR ALEYHİSSELAM
Onu
tanımadılar
Uzeyr aleyhisselam, dirilen
merkebine,
Binerek, geldi yine Kudüs
vilayetine.
Lakin tanıyamadı insanları,
evleri.
Zira yüz yıl geçmişti
ayrıldığından beri.
Eski mahallesinin, tahmin
edip yerini,
Bir sokağa girerek,
durdurdu merkebini.
Bir hanenin önünde, bir
kadın gördü, fakat,
Gözleri ama idi, eli ayağı
sakat.
Sordu ona: (Uzeyr’in eski
evi nerdedir?)
Eliyle göstererek, dedi:
(İşte şu evdir.
Ben dahi yüz yıl önce onun
hizmetçisiydim.
Tekrar geleceğine yok artık
hiç ümidim.)
Ağlamaya başladı Uzeyr de o
aralık.
Buyurdu: (Ben Uzeyr’im,
yurduma döndüm artık.)
Lakin o inanmadı, düşündü
ki hemence:
Ben nasıl inanayım Uzeyr
diye bu gence?
Derhal kabul olurdu
Uzeyr’in her duası.
Şimdi çıkar meydana
doğruysa iddiası.
Dedi: (Sen Uzeyr isen, dua
et de bakayım.
Gözlerim açılsın ve tutsun
elim ayağım.)
Uzeyr aleyhisselam dua etti
Rabbine:
(Ya Rabbi, bu kadının şifa
ver her derdine.)
Kadının kör gözleri, iyi
oldu bir anda.
Ve canlılık hissetti el ve
ayaklarında.
Buna çok sevinerek, koştu
hemen evine.
Söyledi bunu diğer aile
fertlerine.
Onsekiz yaşındaki oğlu da,
o zamanlar,
Yüzonsekiz yaşında olmuştu
bir ihtiyar.
Ak saçlı, pir-i fani
haldeki o evladı,
Gelip gördü ise de, onu
tanıyamadı.
Dedi: (Bakın sırtına, Hilal
gibi beyaz bir,
Ben varsa, anlayın ki
hakikaten Uzeyr’dir.)
Uzeyr aleyhisselam kaldırdı
gömleğini.
Aile fertlerinin hepsi
gördü o ben’i.
O zaman bildiler ki,
Uzeyr’dir hakikaten.
Şehir ahalisi de duydular
bunu hemen.
Sevinç ve heyecanla yanına
seğirttiler.
Baktılar, yüz yıl önce
nasılsa, aynı Uzeyr.
Ve lakin doğru yoldan
ayrılıp o insanlar,
Azıp sapıtmışlardı iyice o
zamanlar.
Uzeyr Nebi, onlara eyledi
çok nasihat.
Onun öğütlerini tutmadı
kimse fakat.
Dediler: (Sen, Tevrat’tan
söylüyorum diyorsun.
Buhtunnasar, onları
yakmıştı biliyorsun.
Şu anda yeryüzünde
Tevrat’tan yokken eser,
Bize, senin sözlerin asla
olmaz muteber.)
Onlardan bir tanesi dedi
ki: (Filan dağda,
Tevrat'ın bir nüshası
gömülüdür şu anda.)
Çıkarıp getirdiler o
nüshayı acilen.
Dediler ki: (İmtihan edelim
onu hemen.)
Ezberden okuyunca Uzeyr
aleyhisselam,
Baktılar, okuduğu,
Tevrat’ın aynısı tam.
Dediler ki: (İçinde, başka
şey var bu işin.
Zira bu, mümkün değil
normal bir insan için.
Yüz yıl geçtiği halde,
okuduğu doğrudur.
Öyleyse şüphe yok ki, o,
Allahın oğludur.)
Uzeyr aleyhisselam, nasihat
ettiyse de,
Ve lakin o ahmaklar,
inanmadı yine de.
|