|
21 - SÜLEYMAN ALEYHİSSELAM
Vefatı
Süleyman Peygamber ki,
hükmederken dünyaya,
Allah’tan utanarak, ederdi
Ondan haya.
Zaten onun, Rabbinden, bu
mülk ve saltanatı,
Talep etmesindeki yegane,
tek maksadı,
Dinini daha kolay yaymaktı
insanlara.
Ve kabul ettirmekti,
kendisini onlara.
Bir mucize olarak istemişti
o mülkü.
İnsanlar, saltanata kıymet
verirdi çünkü.
Bu kadar dünyalığa sahip
iken, o yine,
Alçak gönüllülüğü, şiar
etti kendine.
Daima Hakk'a karşı, bildi
acizliğini.
Durmadan cihad edip, tebliğ
etti dinini.
Hem öyle adaletle hükmetti
ki kırk sene,
Dünya meliklerini hayran
etti kendine.
Bu kadar çokken onun, mülkü
ve saltanatı,
Bu nisbette çok idi, ibadet
ve taatı.
Girip kendi yaptığı, o
mescid-i Aksa’ya,
Hep ibadet yapardı, Allahü
teâlâya.
Ve hatta bir iki ay,
çıkmazdı dışarı pek.
Yemek için, yanına, alırdı
biraz ekmek.
Her sabah, mihrabında,
biter idi bir fidan.
Sorardı o fidana: (Neyedir
senin faydan?)
Her fidan söyler idi, ona
önce adını.
Sonra da arz ederdi, neye
yaradığını.
Bir gün keçi boynuzu
mihrapta gördü birden.
Ona dahi sordu ki: (Senin
nedir faiden?)
O şöyle cevap verdi
Süleyman Peygamber’e:
(Ben, senin mescidini
geldim harab etmeye.)
Dedi: (Ben hayattayken,
mescidim olmaz harap.)
Vefat edeceğini anlayıp
dedi: (Ya Rab!
Ecelim yakın ise, öleceksem
ben şayet,
Gizle bu cinnilerden
öldüğümü bir müddet.
Böylelikle insanlar,
anlasınlar ki iyi,
Asla bilmez cinniler,
olacak hadiseyi.)
Sonra, yine mihrapta,
dayanıp asasına,
Devam etti her günkü
namazın edasına.
İşte bu vaziyette kılarken
namazını,
Melek-ül mevt gelerek,
alıverdi canını.
İbadet eylediği mescid-i
Aksa’nın da,
Birer delik var idi, önüyle
arkasında.
Cinler, bu deliklerden
takip edip hep onu,
Görürlerdi devamlı ayakta
durduğunu,
Sandılar ki, ayakta namaz
kılıyor yine.
Vakıf olamadılar işin
hakikatine.
Hayatta zannederek,
Süleyman Peygamberi,
Aynen yapıyorlardı ağır ve
zor işleri.
Aradan uzunca bir zaman
geçti bu minval.
Hatta gariplerine
gitmiyordu işbu hal.
Zira o, önceden de dışarı
çıkmazdı pek.
Hep ibadet yapardı,
sabahtan akşama dek.
Sonra bir ağaç kurdu,
asa’yı kemirince,
Süleyman Peygamber de yere
düştü böylece.
Yere düşmüş görünce,
mübarek bedenini,
O zaman anladılar vefat
eylediğini.
Cinniler, insanlara derdi
ki o devirde:
(Biz biliriz, her ne ki
olacaksa ilerde.)
Bu hadiseden sonra, kesildi
hep sesleri.
Zira çıktı ortaya, yalan
söyledikleri.
|