|
20 - DAVUD ALEYHİSSELAM
İstiğfarın
faydası
Davud aleyhisselam
Allah’tan korkardı pek.
Çok istiğfar ederdi, göz
yaşları dökerek.
Ne zaman düşünseydi,
Cehennem şiddetini,
Mafsalları gevşer ve
kaybederdi kendini.
Rahmetinin çokluğu gelince
de kalbine,
Derman bulup, gelirdi yine
eski haline.
Bir gün, eli başında olarak
çıktı dağa.
Tövbe istiğfar edip,
başladı ağlamağa.
Niçin ağladığını sordular
kendisinden.
Buyurdu: (Bırakın da,
ağlayayım şimdiden.
Şimdi ağlayayım ki dünyada
fazla fazla,
Ahirette ağlamak faide
vermez asla.)
Bir gün, eshabı ile
oturmuşlar bir yere,
Nasihat ediyordu
etrafındakilere.
O ara, genç birisi
yanlarına gelerek,
Hakaretler eyledi, çok
sözler sarfederek.
Orada bulunanlar, çok
kızdılar o gence.
Ve haddini bildirmek
istediler hemence.
Lakin o buyurdu ki:
(Bırakın şimdi onu.
O gitsin, siz sabredin ve
bekleyin sonunu.
Ben istiğfar edeyim Rabbime
bunun için.
Bakın nasıl olacak neticesi
bu işin.)
Sonra kalktı ayağa, bir
abdest aldı tekrar.
Namaz kılıp, Rabbine etti
tövbe istiğfar.
Sonra da dua edip, geldi
tekrar yerine.
Başladı yarım kalan evvelki
sohbetine.
Henüz geçmemişti ki aradan
fazla zaman,
Mahcup bir vaziyette, o
genç geldi tekrardan.
Büyük bir hürmet ile öperek
ellerini,
Ayakları dibine atıverdi
kendini.
Ağlayıp sızlayarak, dedi
ki: (Ey efendim!
Az önce, size karşı büyük
hata eyledim.
Size, durup dururken
ettiğimden hakaret,
Üzgün ve çok pişmanım, ne
olur beni affet.)
Gördü gencin af için böyle
yalvarmasını.
Merhamete gelerek, affetti
hatasını.
Hak teâlâ, hazreti Davud’a
vahyetti ki:
(Ey Davud, kullarımdan bir
tanesi eğer ki,
Gayriden yüz çevirip, sırf
bana güvenirse,
Herşeyden ümit kesip, doğru
bana gelirse,
Yedi kat göklerde ve yerde
olan kimseler,
Birleşip, ona zarar yapmak
arzu etseler,
İzzet ve celalime yemin
ederim ki ben,
Ona, zerre bir zarar
yapamazlar katiyen.
Bütün dünya birleşse ona
zarar yapmaya,
Muktedir olamazlar kılına
dokunmaya.
Eğer beni bırakıp, kullara
güvenirse,
Gönlünü benden alıp,
başkasına verirse,
İzzet ve celalime yemin
ederim ki ben,
Onu, kendi haline bırakırım
tamamen.
Doldururum kalbini sırf
dünya sevgisi’yle.
Uğraşır didinir hep, dünya
meşgalesiyle.
Birinden kurtulursa,
veririm başka ümit.
Beni düşünmesine bırakmam
fırsat, vakit.
Dünyanın ömrü kadar uzun
olsa da ömrü,
Rahat yüzü göremez, bu
halinden ötürü.
Zira onun kalbinde her şey
vardır, ben hariç.
Onları düşünmekten
düşünemez beni hiç.)
|