|
20 - DAVUD ALEYHİSSELAM
Talut, Calut,
Tabut
Beni İsrail için gelen
Hakk'ın Nebisi.
Hazreti İbrahim’e dayanır
sülalesi.
Milattan bin yıl önce
teşrif etti dünyaya.
Yüz yaşında, Kudüs’te göçtü
dar-ı bekaya.
Musa Nebi’den sonra, İsrail
oğulları,
Zamanla doğru yoldan
ayrıldı pek çokları.
Hak teâlâ lütfedip,
gönderdi çok Nebiler.
Lakin beni İsrail, yine
dinlemediler.
Amalika namiyle bir kavim
vardı yine.
Musallat etti Allah,
onların üzerine.
Calut nam biriydi ki, o
kavmin hükümdarı,
Askeriyle saldırıp, mağlub
etti onları.
Hem beni İsrail’in
korumasında olan,
Ve içinde, mukaddes
emanetler bulunan,
Tabut denen kıymetli
sandığı da aldılar.
İsrail oğulları çok perişan
oldular.
Zira o kutsal olan Tabut’u,
Hak teâlâ,
Âdem Peygamber’ine
göndermişti evvela.
Sair peygamberlerden
dolaşıp bu emanet,
Musa Nebi’ye kadar gelmişti
en nihayet.
O da, mühim şeyleri ve
Tevrat-ı şerifi,
Bunda sakladığından, pek
çok idi şerefi.
İsrail oğulları, Tabut
elden gidince,
Rahatları bozulup,
üzüldüler bir nice.
Gelip, Nebilerine müracat
eylediler.
Başlarına, kudretli bir
melik istediler.
Hak teâlâ vahyedip zamanın
Nebisine,
Talut nam bir kimseyi melik
kıldı hepsine.
Lakin beğenmediler onu beni
İsrail.
Dediler: (İçimizde en
kuvvetli o değil.)
Takviye etmek için Hak
teâlâ Talut’u,
Calut’un elindeki o
mukaddes Tabut’u,
Getirtti meleklerle
Talut’un hanesine.
Görüp, itimatları çoğaldı
kendisine.
Dediler: (Ne kudretli
hükümdar ki bu Talut,
Şimdi onun yanında
bulunuyor o Tabut.)
Talut, önce orduyu soktu
harp düzenine.
Yürüdü cihad için Calut’un
üzerine.
Seksenbin kişi vardı
Talut’un ordusunda.
Kudüs’ten ayrılarak, gelip
kondu bir su’da.
Mevsim pek sıcak olup,
ihtiyaç çoktu suya.
Lakin Talut, şöyle bir emir
verdi orduya:
(Kim doyuncaya kadar içerse
işbu sudan,
bilsin ki, o değildir
Talut’un ordusundan.
Her kim içmez ve yahut
içerse tek bir avuç,
O, benim askerimdir, bu
kadar sayılmaz suç.)
O seksenbin kişiden,
üçyüzonüç halis er,
Talut’un bu emrine ittiba
eylediler.
Diğerleri su içip, oldular
hep perişan.
Üçyüzonüç er ise, kazandı
kıymet ve şan.
Talut dahi alarak, bu
üçyüzonüç eri,
Calut’la savaş için, derhal
geçti o nehri.
Nihayet iki ordu,
karşılıklı geldiler.
Bir yanda koca ordu, bir
yanda bir avuç er.
Talut’un üçyüzonüç kişilik
ordusunda,
Genç bir yiğit vardı ki,
hem de Davud adında,
Hem babası ve hem de onüç
biraderiyle,
Gelmiş idi Calut’u öldürmek
gayesiyle.
|