|
19 - YUNUS ALEYHİSSELAM
Yine
İnanmadılar
Peygamber gönderildi Nineve
beldesine.
Benzerdi sesi aynen, Davud
Nebi sesine.
O, Nebi olmadan da
söylemezdi hiç yalan.
Emin ve yardımsever bir
kişiydi her zaman.
Otuz yaşında iken
gönderildi peygamber.
Gelip, risaletini kavmine
verdi haber.
Lakin inanmadılar, dediler
ki: (Ey Yunus!
Eskiden söylemezdin, nerden
çıktı bu husus?
Var iken aramızda bu kadar
alim, kahin,
Senin söylediğini söylemez
kimse lakin.
Biz, babalarımızın yolunda
gitmekteyiz.
Onlardan böyle bir şey
işitmedik asla biz.
Sen çıkmış, tek başına
onları kötülersin.
Bizi, bilmediğimiz dine
davet edersin.)
Yunus aleyhisselam,
sabredip tekrar yine,
Yılmadan davet etti onları
hak dinine.
Yüzbin kişi idiler Nineve
ahalisi.
Lakin iman etmedi onlardan
hiç birisi.
Ve hatta, eza cefa ettiler
her gün ona.
Yine de ısrar ile çağırırdı
imana.
Yine inkâr edince, buyurdu:
(Ey insanlar!
Küfürde kalanlara, ahirette
azab var
Allahü teâlâya inanmazsanız
şayet,
Gelir üzerinize çok büyük
bir felaket.)
Onlar, alay ederek dediler
ki: (Ey Yunus!
Bizi, azab ile mi
korkutursun bahusus?
Senin hatırın için
gelecekse bu azap,
Bunca halk, senin için
çekecekse ızdırab,
Çok merak ediyoruz gelecek
felaketi.
Rabbine dua et de,
göndersin o afeti.)
Yunus Nebi, kavmine
darılarak bu defa,
Üzüntüyle ayrılıp, gitti
başka tarafa.
Bu sefer Hak teâlâ vahyetti
ki kalbine:
(Çok acele eyledin, geri
dön, git kavmine.
Onları, kırk gün daha imana
eyle davet.)
Yunus Nebi dönerek, emre
etti icabet.
Kaldı aralarında otuzyedi
gün daha.
Lakin tek kişi bile
inanmadı Allah’a.
Buyurdu: (Küfrünüzde
ettiniz madem ısrar,
Bekleyin o azabı, hem de üç
güne kadar.
Azabın geldiğine, şudur ki
ilk alamet,
Hepinizin benizi sararır,
solar gayet.)
Ve ilahi bir emir gelmeden
kendisine,
Kavmine darılarak, ayrılıp
gitti yine.
Hakikaten Peygamber
ayrılınca o yerden,
Hepsinin benizleri sarardı,
soldu birden.
Dediler: (İşte budur dediği
o alamet.
Demek ki üstümüze geliyor o
felaket.
Çünkü o, beniziniz
sararacak demişti.
Hem de o, hiç ömründe yalan
söylememişti.)
Gök kararıp, her yeri sardı
siyah bir duman.
Telaş sardı herkesi,
ettiler feryat, figan.
Dediler: (Yunus Nebi,
aramızdaysa şayet,
Korkmayın, üstümüze gelse
de bu felaket.
Ve lakin aramızdan gitmiş
ise o eğer,
O zaman cümlemizi o azab
helak eder.)
Hak teâlâ bir korku verdi
onun kavmine.
Hepsinin, bir nedamet hissi
geldi kalbine.
|