|
18 - YUŞA ALEYHİSSELAM
Bel’am-ı Baura
Ölümle korkutunca Bel’amı o
hükümdar,
Dedi ki: (Müsade et şimdi
bana bir miktar.
Ben bu gece, bu işi Rabbime
arz edeyim.
Ne ilham eder ise, size
haber vereyim.)
Oradan avdet etti o gece
hanesine.
Rüyada, (Dua etme!) denildi
kendisine.
Ertesi gün gelerek, dedi
ki: (Ey hükümdar!
Rüyamda dua etme! denildi
bana tekrar.)
Lakin gerek hükümdar,
gerekse şehir halkı,
Dua etmesi için yaptılar
yine baskı.
Başvurdular bu sefer,
başkaca çarelere.
Boğdular kendisini pekçok
hediyelere.
Servetler vadedince Bel’am-ı
Baura’ya,
O zaman döndü kalbi,
meyletti bu dünyaya.
Görünce bir arada bu kadar
çok serveti,
Kapladı kendisini para mal
muhabbeti.
Dedi ki: (İzin verin, arz
edeyim Rabbime.
Yarın ifa ederim, ne
gelirse kalbime.)
Ve lakin hiçbir ilham
gelmeyince, bu defa,
Dediler ki: (Ey Bel’am,
ahdini eyle ifa.)
Servet vaadlerini görünce o
bu kadar,
Onlara dua için, malesef
verdi karar.
O şehrin haricinde vardı
bir Husban dağı.
Gidip, o dağ başında
yapacaktı duayı.
Merkebine binerek, o dağa
oldu revan.
Ve lakin çöktü yere,
yürümedi o hayvan.
İndi ve kaldırmaya
uğraştıysa da biraz,
Hayvan dile gelerek, eyledi
onu ikaz:
(Ey Bel’am, sen o dağa ne
için gideceksin?
Peygamber aleyhine dua mı
edeceksin?
Bak, melekler önüme çıkıyor
şimdi benim.
Bana, gitme diyorlar, ben
nasıl yürüyeyim?)
Bel’am, geri dönmeye karar
vermişti, fakat,
Şeytan, insan şeklinde oldu
ona musallat.
Dedi: (Merkep sözüyle
dönülür mü hiç geri?
Şeytandır öyle diyen,
dönme, yürü ileri.
Eğer dua edersen, çok artar
itibarın.
İmana çağırırsın böylece
halkı yarın.
Belki de Rabbin sana
verecek peygamberlik.
Bu kadar servetler de,
senin olur üstelik.)
Bu sözlere aldanıp,
gittiyse de o yere,
Gadab-ı ilahiye uğradı
birden bire.
Dili göğsüne sarkıp, hali
oldu fecaat.
Gadaba geldiğini anlayıp
etti feryat.
Dedi: (Gitti elimden dünyam
ve ahiretim.
Böyle olduktan sonra, neye
yarar servetim?)
Birazcık meyl etmesi bu
dünya servetine,
Sebep oldu Bel’amın sonsuz
felaketine.
Yuşa aleyhisselam,
ordusuyla gelerek,
Bu Belka şehrini de,
fethetti harb ederek.
O zalim hükümdarla Bel’am-ı
Baura'yı,
Öldürüp, ülkesine katmış
oldu burayı.
|