|
17 - HARUN ALEYHİSSELAM
Kardeşinin
veziriydi
Beni İsrail için gelen bir
peygamberdir.
Ve hazret-i Musa’nın büyük
biraderidir.
Ondan, üç yaş büyük ve
beyaz, nur yüzlü idi.
Peygamberlik işinde, onun
başveziriydi.
İri yapılı olan bu sahib-i
saadet,
Halim ve selim olup, sabrı
da çoktu gayet.
O, Musa Peygamber’e olmuştu
yar ve refik.
Sonradan ona dahi verildi
peygamberlik.
Hak teâlâ emredip, Musa
Nebi'ye ilkin,
Gönderince Fir’avnı imana
davet için,
Arz etti ki: (Ya Rabbi,
biraderim Harun’u,
Yardımcı ver, birlikte
yapalım gidip bunu.
Fasih olduğu için lisanı
onun hem de,
Gelip yardım eylesin bana
bu vazifemde.)
Hak teâlâ buyurdu:
(İstediğin şeyi biz,
Verip, kardeşin ile sana
kuvvet veririz.
Hatta Fir’avna karşı, bir
üstünlük, mucize,
Veririz ki, bir zarar
gelmesin ondan size.
Onları, hidayete davet edin
gidip siz.
Firavun ve ehline galip
geleceksiniz.)
Musa Peygamber ile Harun
aleyhisselam,
Tebliğ-i risalete ettiler
her gün devam.
Lakin Fir’avn, onlara asla
inanmıyordu.
Hatta zulümlerini daha
arttırıyordu.
Allah, Musa Nebi’ye emretti
ki o vakit:
(Mü’minleri alarak,
Mısır'dan gece çık git!)
Musa Nebi çıkınca alıp
müslümanları,
Firavun, ordusuyla takib
etti onları.
Cümle mü’minler ile Musa
aleyhisselam,
Giderek, karayolu nihayet
buldu hitam.
Vakta ki Kızıl deniz
sahiline geldiler.
Denizde yollar görüp, o
yollara girdiler.
Onlar karşı sahile geçer
geçmez salimen,
Firavun’la ordusu
boğuldular kamilen.
Tih çölü’nde, kavmiyle
dururken Musa Nebi,
Onu, Tur’a çağırdı
Alemlerin Sahibi.
Tevrat’ı almak için Tur
dağına giderken,
Biraderi Harun’un yanına
geldi hemen.
Buyurdu: (Ey nübüvvet
sahibi biraderim!
Ben, Rabbimin emriyle Tur
dağına giderim.
Sen bana vekil olup,
kavmimi iyi gözet.
Ne yapıp yapmıyorlar,
hallerine dikkat et.
İşlerini halledip, yumuşak
davranasın.
Fesat çıkarırlarsa, onlara
uymayasın.)
Sonra veda ederek, gidince
Tur’a artık,
O kavim arasında, belirdi
bir münafık.
Adı Samiri olup, kuyumcuydu
bu zaten.
Altın'dan bir buzağı
heykeli yaptı hemen.
Ve beni İsrail’e şöyle dedi
o alçak:
(Sizin de, Musa'nın da
tanrısı budur ancak.
Lakin unuttuğundan bu
tanrıyı Musa da,
Tur’da aramak için, gitti o
bu sırada.)
İsrail oğulları, bu yalana
inanıp,
Tapmaya başladılar o puta,
tanrı sanıp.
Halbuki Hak teâlâ buyurdu
ki Kur’anda:
(Onlar görmezler mi ki, can
yoktur bu hayvanda.
O, ne söyleyebilir, ne
cevap verebilir.
Onlara, ne bir zarar, ne de
bir fayda verir.)
|