ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - MUSA ALEYHİSSELAM

3 - MUSA NEBİ İLE KARUN

Önce İyi huylu İdi

 

Karun, Musa Nebi'nin ümmetinden biriydi.

Ya amcası, yahut da amcası oğlu idi.

 

Önceden fakir olup, iyiydi huyu gayet.

Tevrat’ı güzel okur, yapardı çok ibadet.

 

Dördüncü torunuydu Yakub Peygamber’in de.

İnandı, Musa Nebi peygamber geldiğinde.

 

İman etmeden önce, Fir’avn’ın veziriydi.

Halka zulüm, eziyet eyleyen birisiydi.

 

İman ettikten sonra, el çekti vezirlikten.

Kendisini ilme ve taate verdi hepten.

 

Musa Nebi'ye karşı vardı hürmet, edebi.

Ona, kimya ilmini öğretti Musa Nebi.

 

Hazreti Musa ile, Harun'dan sonra hatta,

O idi en ileri, ilim ile taatta.

 

Yüzünün fevkalade bir güzelliği vardı.

Bu yüzden kendisine nur yüzlü diyorlardı.

 

Kırk sene, dağ başında eyledi hep ibadet,

İblis, onun halini öğrendi en nihayet.

 

Onu aldatmak için, bir insan kılığında,

Başladı ibadete, gidip onun yanında.

 

Öyle ki, geçti hatta ibadette Karun’u.

O, iblise inanıp, mübarek bildi onu.

 

Kalbinde ona karşı besledi çok muhabbet.

Ona çok kıymet verip, eyledi saygı, hürmet.

 

İblis kavuşmuş idi tam da aradığına.

Hiylesi gereğince, şöyle dedi Karun’a:

 

(Dağ başında durmakla iyi mi yapıyoruz?

Eş dost hasta olsalar, ilgilenemiyoruz.

 

Ve hatta ölseler de, olmuyoruz haberdar.

İşte bu bakımlardan bir noksanlığımız var.)

 

Karun onu dinledi ve hak verdi İblis’e.

Dedi ki: (Ne yapmamız lazımdır öyle ise?)

 

İblis de, (İnsanlara karışmak lazım) deyip,

Dağdan köye indirdi Karun’u ikna edip.

 

Başladılar taate bir yere kapanarak.

Yemek getirirlerdi onlara her gün o halk.

 

Bir müddet böyle devam edip taatlerine,

Sonunda şöyle dedi Karun’a İblis yine:

 

(Ey Karun, başkaları getirip biz yiyoruz.

Sanki böyle yapmakla iyi mi ediyoruz?

 

Başkasına yük olmak, iyi değil bu dinde.

Böyle taat, makbul de olmaz Allah indinde.)

 

Karun yine hak verip, dedi ki: (İyi, a’la.

Öyleyse ne yapmamız icab eder peala?)

 

Dedi: (Cuma günleri, çalışıp kazanalım.

Diğer günlerde ise, hep ibadet yapalım.)

 

O günden itibaren artık öyle yaptılar.

İblis, bir müddet sonra Karun’a geldi tekrar.

 

Dedi: (Böyle yapmakla iyi mi yapıyoruz?

Kimseye bir iyilik, yardım yapamıyoruz.)

 

Karun dedi: (Öyleyse, ne yapmak icab eder?)

Dedi: (Bir gün çalışıp, bir gün ibadet yeter.

 

Böylelikle daha çok kazanırız bol para.

Yardımda bulunuruz, fakir ve muhtaçlara.)

 

Karun, bu fikri dahi münasib buldu gayet.

Para kazanmak için, eyledi sa’y-ü gayret.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan