|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
3 - MUSA NEBİ
İLE KARUN
Önce İyi
huylu İdi
Karun, Musa Nebi'nin
ümmetinden biriydi.
Ya amcası, yahut da amcası
oğlu idi.
Önceden fakir olup, iyiydi
huyu gayet.
Tevrat’ı güzel okur,
yapardı çok ibadet.
Dördüncü torunuydu Yakub
Peygamber’in de.
İnandı, Musa Nebi
peygamber geldiğinde.
İman etmeden önce,
Fir’avn’ın veziriydi.
Halka zulüm, eziyet
eyleyen birisiydi.
İman ettikten sonra, el
çekti vezirlikten.
Kendisini ilme ve taate
verdi hepten.
Musa Nebi'ye karşı vardı
hürmet, edebi.
Ona, kimya ilmini öğretti
Musa Nebi.
Hazreti Musa ile,
Harun'dan sonra hatta,
O idi en ileri, ilim ile
taatta.
Yüzünün fevkalade bir
güzelliği vardı.
Bu yüzden kendisine nur
yüzlü diyorlardı.
Kırk sene, dağ başında
eyledi hep ibadet,
İblis, onun halini öğrendi
en nihayet.
Onu aldatmak için, bir
insan kılığında,
Başladı ibadete, gidip
onun yanında.
Öyle ki, geçti hatta
ibadette Karun’u.
O, iblise inanıp, mübarek
bildi onu.
Kalbinde ona karşı besledi
çok muhabbet.
Ona çok kıymet verip,
eyledi saygı, hürmet.
İblis kavuşmuş idi tam da
aradığına.
Hiylesi gereğince, şöyle
dedi Karun’a:
(Dağ başında durmakla iyi
mi yapıyoruz?
Eş dost hasta olsalar,
ilgilenemiyoruz.
Ve hatta ölseler de,
olmuyoruz haberdar.
İşte bu bakımlardan bir
noksanlığımız var.)
Karun onu dinledi ve hak
verdi İblis’e.
Dedi ki: (Ne yapmamız
lazımdır öyle ise?)
İblis de, (İnsanlara
karışmak lazım) deyip,
Dağdan köye indirdi
Karun’u ikna edip.
Başladılar taate bir yere
kapanarak.
Yemek getirirlerdi onlara
her gün o halk.
Bir müddet böyle devam
edip taatlerine,
Sonunda şöyle dedi Karun’a
İblis yine:
(Ey Karun, başkaları
getirip biz yiyoruz.
Sanki böyle yapmakla iyi
mi ediyoruz?
Başkasına yük olmak, iyi
değil bu dinde.
Böyle taat, makbul de
olmaz Allah indinde.)
Karun yine hak verip, dedi
ki: (İyi, a’la.
Öyleyse ne yapmamız icab
eder peala?)
Dedi: (Cuma günleri,
çalışıp kazanalım.
Diğer günlerde ise, hep
ibadet yapalım.)
O günden itibaren artık
öyle yaptılar.
İblis, bir müddet sonra
Karun’a geldi tekrar.
Dedi: (Böyle yapmakla iyi
mi yapıyoruz?
Kimseye bir iyilik, yardım
yapamıyoruz.)
Karun dedi: (Öyleyse, ne
yapmak icab eder?)
Dedi: (Bir gün çalışıp,
bir gün ibadet yeter.
Böylelikle daha çok
kazanırız bol para.
Yardımda bulunuruz, fakir
ve muhtaçlara.)
Karun, bu fikri dahi
münasib buldu gayet.
Para kazanmak için, eyledi
sa’y-ü gayret.
|