|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
2
-
ASİYE
HATUN
Şehid edildi
İmanını açıkça söyleyince
bu hatun,
Birden bire şaşırıp,
sinirlendi Firavun.
Ve ne yapacağını bilmeyip,
kızdı gayet.
Kayın validesini çağırdı en
nihayet.
Dedi ki: (Kızın dahi,
Maşita gibi aynen,
Kaybetti şuurunu, çare bul
buna hemen.)
Sonra da Asiye’ye döndü ve
dedi şöyle:
(Ey Asiye, son sözün ne ise
bana söyle.
Sen şimdi ya Musa’nın
ilahına söversin,
Ya da, Maşita gibi
işkenceye girersin.
Haydi ver kararını, ya
hayır de, ya evet.
Çabuk, bu ikisinden
birisini tercih et.)
Bu tehdidi savurup, çekip
gitti odadan.
Annesi, Asiye’ye şöyle dedi
o zaman:
(Ey Kızım, Maşita’nın
gördün akıbetini.
Dediğini söyle de, azad
eyle kendini.
Sen de biliyorsun ki,
yoktur bunda merhamet.
Ona yaptığı şeyi, sana da
yapar elbet.)
Asiye hatun ise, dedi ki:
(Anneciğim!
Hâşâ ben ilahıma hiç
sövebilir miyim?
Hayır, hayır, Vallahi, bunu
asla yapamam.
Öldürürse öldürsün,
söylemem öyle kelam.
İmanımdan kıymetli, neyim
var anacığım?
Bu uğurda bir değil, feda
olsun bin canım.)
Firavun dışarıdan işitti bu
sözleri.
Dört direk arasına bağlattı
Asiye’yi.
Acımasız şekilde ederek çok
eziyet,
Dedi ki: (Ey Asiye, beni
tanrı kabul et!)
Lakin o, imanında hep sebat
ediyordu.
Her cefaya sabredip,
(Allah birdir!) diyordu.
Firavun, daha kızıp onun bu
cevabından,
Mıhlattı bir direğe, el ve
ayaklarından.
Sonra yere yatırıp, taş
yığdı üzerine.
Asiye, imanından dönmedi
asla yine.
O, daha sinirlenip,
yaptırdı başka cefa.
Dört direk arasına
çiviletti bu defa.
Sırtının üzerine yatırdı
onu yine.
Bir değirmen taşını
koydurdu üzerine.
Bununla da iktifa etmeyerek
o mel’un,
Çok ağır bir kayayı üstüne
koydu onun.
Lakin Asiye hatun yine
sabrediyordu.
Rabbine, şu şekilde dualar
ediyordu:
(Ya Rabbi, Cennetinde bir
ev yap benim için.
Ve beni halas eyle,
şerrinden bu kişinin.)
Ona ilham etti ki o zaman
cenabı Hak:
(Ey Asiye, öyleyse başını
kaldır da bak.)
Bu emirle, başını kaldırıp
baktığında,
Gözünden de perdeler
kalkmış idi o anda.
Artık Asiye hatun Cenneti
görüyordu.
Ve hiç acı duymuyor,
bilakis gülüyordu.
Çünkü görüyordu ki, o
Cennette şimdiden,
Ona köşk yapılıyor, hem de
beyaz inciden.
Çok acı işkenceler altında
bu hatunun,
Güldüğünü görünce,
delirirdi Firavun.
Beklerdi ki, acıdan
yalvarsın kendisine.
O ise aldırmayıp, gülüyordu
aksine.
Bütün bu cefalara gösterip
sabır, sebat,
O da, Maşita gibi şehiden
etti vefat.
|