|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
1 - MAŞİTA
HATUN
Şehid edildi
Merhametsiz Firavun, bu
zavallı hatuna,
Çok işkence ettirdi,
ihtirası uğruna.
O ise, imanından hiç taviz
vermiyordu.
Sabrediyor ve yine
(Allah birdir!) diyordu.
Beş yaşında kızı ve oğlu
vardı üç aylık.
Bu masum yavrulara el attı
hain artık.
Önce kız çocuğunu, anasının
yanına,
Getirtip, bir bıçağı dayadı
boğazına.
Dedi ki: (Ey Maşita, de
bana sen tanrısın.
Yoksa, kanlar içinde
ölecektir bu kızın.)
Maşita, bir çocuğa, bir de
Fir’avna baktı.
Zalim, bıçak elinde,
merhametten uzaktı.
Yine de söylemedi onu o zor
zamanda.
İmanda sebat edip, kazandı
imtihanda.
Dedi: (Benim ilahım bir
tektir, o da Allah.
Zaten Ondan gayri de,
yoktur başka bir ilah.)
Firavun bunu duyup, nefret,
kin ve gayzından,
Kesiverdi bıçakla masumu
boğazından.
Etrafa yayılırken
kızcağızın feryadı,
Maşita’da bir vakar, bir
kararlılık vardı.
İmanına bir halel
gelmemişti katiyen.
Ve lakin kanlı yaşlar
akardı gözlerinden.
Firavun, bu hırs ile
bağırırdı ki şöyle:
(Benden başka bir tanrı var
mıdır, haydi söyle!)
Maşita, imanında tam sebat
ediyordu.
Aynı kararlılıkla (Allah
birdir!) diyordu.
Bu sefer de Firavun, dönüp
adamlarına,
Dedi ki: (O üç aylık bebeği
verin bana!)
Kenarda, kızgın halde bir
fırın yanıyordu.
Firavun, Maşita’ya şöyle
bağırıyordu:
(Benim tanrılığıma şimdi de
dersen hayır,
Bu bebeğin, fırında yanacak
cayır cayır.
Kızını boğazlayıp öldürdüm,
biliyorsun.
Sıra bunda, sen hala inat
mı ediyorsun?)
Zalim, bebek elinde o
fırına yaklaştı.
Maşita, artık buna
dayanamayacaktı.
Düşündü: Bu zalimin
dediğini diyeyim.
Fakat yine kalbimden, onu
inkâr edeyim.
Vermişti kararını, o sözü
diyecekti.
Lakin onu, içinden yine
reddedecekti.
Böyle kendi kendine
düşünürken, tam o an,
O üç aylık bebeği fırına
attı Fir’avn.
Lakin fırın içine düşünce
masum bebek,
Seslendi annesine hemen
dile gelerek:
(Anneciğim aman ha, söyleme
onu sakın!
Biraz daha sabreyle, şimdi
kurtulacaksın.
Cennete kavuşmana az kaldı,
sabret biraz.
Aradaki mesafe, bir adımdan
daha az.
Sakın söylemeyesin
Fir’avnın dediğini.
Cennette, çok nimetler
bekliyor şimdi seni.
Ben ve ablam, ikimiz, şu
anda Cennetteyiz.
Büyük sabırsızlıkla seni
beklemekteyiz.)
Maşita, işitince yavrusunun
sesini,
Allah dahi, gözünden
kaldırdı perdesini.
Çocuğun gördüğünü, o dahi
görüyordu.
Bir an önce Cennete
kavuşmak istiyordu.
O sırada Maşita vefat etti
şehiden.
Cennet nimetlerine kavuştu
ebediyyen.
|