ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - MUSA ALEYHİSSELAM

1 - MAŞİTA HATUN

Firavun tanrı değildir

 

Musa aleyhisselam devrinde yaşıyordu.

Firavun’un kızına, dadılık yapıyordu.

 

Allah’ın birliğine inanmıştı içinden.

Lakin bunu gizlerdi, Firavun’un şerrinden.

 

Kuvvetli inanmıştı Allah’a hem de gayet.

Ve lakin gizli gizli yapıyordu ibadet.

 

Bu, bir gün Firavun’un kızının saçlarını,

Tarıyorken, elinden düşürdü tarağını.

 

Eğilip, o tarağı alıyorken oradan,

Bismillah deyiverdi hiç elinde olmadan.

 

Kız, hayretler içinde sordu ona: (Ey dadı!

Bu senin söylediğin, acaba kimin adı?)

 

Dedi: (Öyle birinin ismi ki kızım bu ad,

Onun kudreti ile, var oldu bu kainat.

 

Canlı cansız her şeyi yaratan, bu ilahtır.

Yoktur Onun şeriki, Onun adı Allah’tır.)

 

Kız daha şaşırarak, sordu ki ona tekrar:

(Yani babamdan başka, bir ilah daha mı var?

 

Sen nasıl hiç korkmadan böyle şey söylüyorsun?

Firavun’dan ayrıca bir ilah var diyorsun.)

 

Dedi ki: (Evet yavrum, Allah vardır ve birdir.

O, bütün âlemlerin Rabbi ve malikidir.

 

Yeri göğü, herşeyi, seni beni, babanı,

O Allah yaratmıştır cümle kevnü mekanı.

 

Odur gerçek tek ilah, başkası yok ki daha.

Ben de inanıyorum bu hakiki Allah’a.

 

Baban ise, çok aciz bir kuldur, ilah değil.

Ona bu saltanatı O vermiştir iyi bil.)

 

Firavun’un kızına, ağır geldi bu sözler.

Ve gidip, babasına bunları verdi haber.

 

Kızının bu sözleri kızdırdı Firavun’u.

Ve derhal huzuruna çağırdı bu hatunu.

 

Dedi: (Sen, benden başka tanrı mı biliyorsun?

Bana değil, Ona mı ibadet ediyorsun?)

 

Artık gizleyemedi, yoktu başka bir çare.

Söyledi imanını Fir’avna aşikare.

 

Dedi ki: (Ey Firavun, bilirsin ki tabii,

Sen de aciz, zavallı bir kulsun bizim gibi.

 

Seni, bizi, her şeyi ve cümle mevcudatı,

Yaratan ilah vardır, Allah’tır Onun adı.

 

O Allah, hep var idi ve hep var olacaktır.

O ölmez, çünkü herkes o ilaha muhtaçtır.

 

Sen ise bir fanisin, öleceksin bir zaman.

İlah olabilir mi ölüme mahkum olan?)

 

Onun bu sözlerine, sinirlendi Firavun.

Ve öldürülmesini emretti hemen onun.

 

Lakin adamlarına verdi ki bir talimat:

(Alın bunu öldürün, ölmesin hemen fakat.

 

Her gün başka uzvunu keserek bunun tek tek,

Yavaş yavaş öldürün, işkence eyleyerek.)

 

İntikam hırsı ile yanıp tutuşuyordu.

O işkence gördükçe, zevkinden uçuyordu.

 

O zalimin gayesi şuydu ki asıl bundan,

Herkes görüp korksun da, etmesin hemen iman.

 

Önce, tırnaklarını çektirdi azar azar.

Kırbaçlattı sonra da, kan akıncaya kadar.

 

Bütün bunlara rağmen, sabrederdi o yine.

Asla zarar gelmedi imanına, dinine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan