|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
Kıbtilere
gelen azaplar
Fir’avn, Musa Nebi’nin bir
çok mucizesini,
Görse de, inkâr etti yine
de kendisini.
İnkârla da kalmayıp, beni
İsrail’e hep,
Dayanılmaz ezalar yapıyordu
ruz-ü şeb.
Musa aleyhisselam, dua etti
Rabbine:
(Ya Rabbi, bela gönder bu
Fir’avnın kavmine.)
Kabul etti Rabbimiz onun bu
duasını.
Gönderdi bu kavime bir
tufan belasını.
Su doldu evlerine
boğulmayacak kadar.
Bu tufandan, sadece
kıbtiler gördü zarar.
Halbuki mü’minlerle
bitişikti evleri.
Ve lakin Hak teâlâ hıfz
etti mü’minleri.
Gelip Musa Nebi’ye, dediler
ki: (Dua et.
Kalksın üzerimizden bu bela
ve musibet.
Bundan halas olursak, sana
iman ederiz.
Ve Beni İsraile cefadan el
çekeriz.)
O dua buyurunca, anında
durdu tufan.
Ve lakin o kıbtiler etmedi
yine iman.
Bu sefer Hak teâlâ, verdi
başka bir afat.
Çekirgeyi eyledi başlarına
musallat.
Ekin ve meyvelerden ne
varsa, hep yediler.
Sonra da, evlerini istila
eylediler.
Kemirdiler bilcümle
pencere, kapı, tahta.
Demir çivileri de yediler
sonra hatta.
Zira doymuyorlardı
çekirgeler ne yese.
Kıbtiler bunu görüp,
düştüler büyük ye’se.
İsrail oğulları görmezdi
yine zarar.
Buna, yalnız kıbtiler
olmuşlardı giriftar.
Aciz kalıp, geldiler yine
Musa Nebi’ye.
Dediler: (Dua et de, azab
gitsin geriye.
Sana iman ederiz kalkarsa
bu musibet.
Ve beni İsrail’e veririz
tam hürriyet.)
Dua etti Rabbine Musa
aleyhisselam.
Çekirge afeti de, bir anda
buldu hitam.
Ve lakin sözlerinde durmadı
onlar yine.
Asla inanmadılar Allah’ın
birliğine.
Bu azgın kıbtilere, bu
sefer Hak teâlâ,
Bit ve güve gönderip, verdi
yine bir bela.
Mahsul ve ekinleri istila
eylediler.
Hiçbir şey bırakmayıp, ne
varsa hep yediler.
Sonra da, evlerini ettiler
muhasara.
Bir anda dadandılar mutfak
ve odalara.
Her nereye gitseler, bit ve
güve vardı hep.
Kıbtiler, bundan dahi
oldular çok muazzep.
Yemek pişirmek için alsalar
tencereyi,
Görürlerdi içinde binlerce
bit, güveyi.
Ağzını pek sıkıca
kapatsalar da, yine,
Girerdi bit ve güve o
kapların içine.
Bedenlerine dahi girdiler
sonra hatta.
Her yerden bit ve güve
kaynıyordu adeta.
Gece, yataklarına hücum
ederlerdi hep.
Hiç uyuyamazlardı kıbtiler
bundan sebep.
Yine Musa Nebi'ye gelerek o
kıbtiler,
(Dua et, bu musibet kalksın
artık) dediler.
Musa aleyhisselam etti dua
ve niyaz.
Kıbtiler, böylelikle bundan
da oldu halas.
Ve lakin onlar yine
gelmediler imana.
Dediler ki: (Ya Musa,
inanmayız biz sana.)
|