|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
Çabuk onu
öldürün!
Nehirden o sandığı alıp
merak ettiler.
Ve hemen Asiye’ye koşup
teslim ettiler.
Hazret-i Asiye ki, eşiydi
Firavun’un.
Lakin Hak teâlâya imanı
tamdı onun.
Sandığı açtığında, kaldı
hayret içinde.
Yeni doğmuş bir bebek vardı
zira içinde.
Bir oğlan çocuğuydu,
güzeldi hem de gayet.
Kalbinde, o çocuğa duydu
büyük muhabbet.
Sandıktan çıkararak, bastı
onu bağrına.
Ve hemen söylemedi bu işi
Firavun’a.
Çünkü haber verseydi bu
erkek çocuğunu,
Derhal emir vererek,
(Öldürün!) derdi onu.
Lakin çabuk yayıldı bu
haber her tarafa.
Casuslar, Asiye’ye koşup
geldi bu defa.
Dediler: (Yanınızda varmış
bir erkek çocuk.
Bize teslim eyle ki,
boğalım onu çabuk.)
Fakat hemen vermedi, dedi:
(Biraz sabredin.
Bununla mı artacak sayısı
mü’minlerin?
Ben rica edeceğim gidip de
Firavun’a.
Bu erkek çocuğunu bağışlar
belki bana.)
Dediler: (Firavun’un
emridir bu iş bize.
Hiç erkek çocuğunu bağışlar
mı o size?
Biz nerede görürsek bir
erkek çocuğunu,
Firavun’un emriyle
öldürüyoruz onu.
Ey Asiye, hiç gitme boş
yere Firavun’a.
Katiyen bağışlamaz, imkan
yok zira buna.)
Dedi ki: (Az bekleyin, bir
gidip söyliyeyim.
Eğer bağışlamazsa, gelip
size vereyim.)
Ve derhal bebek ile
seğirtti Firavun’a.
Dedi ki: (Bu çocuğu bağışla
lütfen bana.)
Fir’avn şöyle bir baktı,
dedi: (Fakat bu, oğlan.
Bilmez misin oğlanlar
öldürülür hep şu an.
Götür de öldürsünler bunu
da ilgililer.
Eğer biz öldürmezsek, o
bizi helak eder.
Bana öyle gelir ki, bu,
İsrail oğludur.
Beni helak edecek o çocuk
belki budur.)
Asiye Hatun ise dedi ki:
(Ey Firavun!
Niçin öldürtüyorsun, ne
suçu var ki bunun?
Bu, masum bir çocuktur,
öldürme bunu zinhar.
Bundan, kati surette gelmez
sana bir zarar.)
Daha başka şeyler de
söyliyerek zevcine,
Bağışlattı çocuğu, nihayet
kendisine.
O günden itibaren, Musa
aleyhisselam,
Fir’avnın sarayında gördü
hürmet, ihtimam.
Ne garip bir tecelli, ne
büyük hikmettir ki,
Kucağında büyüttü onu
Fir’avn kâfiri.
Hem de büyük itina, izzet
ve ikram ile,
Yetişip, bir sıkıntı
görmedi zerre bile.
Halbuki o Peygamber,
varınca kırk yaşına,
Onun saltanatını yıkacaktı
başına.
Esasen Bu çocuğu arıyordu
Firavun.
Onu bulup öldürmek, tek
arzusuydu onun.
Nice masum yavruyu
öldürtmüştü malesef.
Bu yolda hazineler ederdi
sarf ve telef.
Halbuki yanındaydı aradığı
o bebek.
Kendisi büyütürdü, bizzat
hizmet ederek.
|