|
16 - MUSA ALEYHİSSELAM
Onu tandıra
gizledi
Musa Peygamberin de vardı
bir kız kardeşi.
Memurları görünce, ürperdi
hemen içi.
Koşarak, annesine korkuyla
verdi haber:
(Anneciğim, Fir’avnın
adamları geldiler.)
Şaşırdı annesi de neye
uğradığını.
Gitti aklı başından,
bilmedi n'aptığını.
Bebeği, bir hırkaya sararak
can havliyle,
Koyuverdi tandırın dibine o
haliyle.
Tandır ise, bir hayli
kızmış idi ateşten.
Lakin düşünemedi bunu o
telaşeden.
Fir'avnın adamları girdiler
içeriye,
Didik didik ettiler bir
bebek var mı? diye.
Her yeri aradılar, tandırın
içi hariç.
Onu açıp bakmaya lüzum
görmediler hiç.
Çünkü kızgın olduğu, belli
idi haliyle.
Oraya çocuk koymak,
gelmezdi akla bile.
Koymuştu zaten o da, bir
şey düşünemeden.
Yoktu aklı başında, korku
ve endişeden.
Belli de olmuyordu doğum
yapmış bir hali.
Fir’avnın adamları
şaşırdılar bir hayli.
Dediler: (Biraz önce, bu
evden çıktı ebe.
Muhakkak doğum yaptın,
söyle, bebek nerede?)
Dedi: (O gördüğünüz, ebe
idi ve lakin,
Ziyarete gelmişti, gelmedi
doğum için.)
Bu cevabı alınca, hep
gittiler geriye.
Lakin o, çok korkmuştu onu
bulurlar diye.
O dehşeti, üstünden kolay
atamamıştı.
Bir müddet kendisini
toparlayamamıştı.
Ne zaman ki bir ara gelince
kendisine,
(Çocuk nerede?) diye sordu
kerimesine.
Hadisenin şokundan, o anda
çocuğunu,
Hiç hatırlayamadı nereye
koyduğunu.
Kız dedi: (Anneciğim,
bilmem ki nerde çocuk?
Memurlar geldiğinde,
sendeydi, düşün çabuk.)
Onlar, onu aramak
telaşesinde iken,
Bir ağlama sesleri geldi
tandır içinden.
Bu, hazret-i Musa’nın
ağlama sesleriydi.
Sanki, (Ben buradayım)
diye haber verirdi.
Can havliyle seğirtip,
tandırdan aldı onu.
Bağrına bastı hemen bu göz
nuru oğlunu.
Sıcak tandır içinde,
görmemişti bir zarar.
Allah, onu ateşten
korumuştu aşikâr.
Nasıl Halilullahı
yakmadıysa ateşte,
Yakmadı onu dahi tandırda
böyle işte.
İlk tehlike, böylece
atlatılmıştı, fakat,
Mübarek validesi değildi
henüz rahat.
Fir’avnın casusları, bunu
öğrenirlerdi.
Bu yüzden yine korku,
endişe içindeydi.
Ve lakin Hak teâlâ, ilham
etti ki ona:
(Bir zarar gelmeyecek,
kâfirlerden oğluna.
Eğer öğrenirlerse bir zaman
onlar bunu,
Bir sandığın içinde, Nil’e
bırak oğlunu.
Korkma, geri veririz biz
onu sana yine.
Ve Peygamber eyleriz hem de
Mısır iline.)
Hak teâlâ, kalbine verince
bu ilhamı,
Kalmadı bu hususta
endişesi, evhamı.
Oğlunu Nil nehrine bırakmak
istiyordu.
Ve lakin bu iş için sandık
gerekiyordu.
|