ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - MUSA ALEYHİSSELAM

Firavun’un rüyası

 

İsrail oğulları Mısır’da yaşarlardı.

Allahü teâlâya ibadet yaparlardı.

 

Kıbtilerse, tapardı yıldızlara, putlara.

Eziyet ederlerdi müslüman insanlara.

 

Fir’avn da, kıbtilere mensuptu, bundan sebep,

Köle gibi görürdü beni İsrail’i hep.

 

O günlerde Firavun rüya gördü bir gece.

Uyanınca, korktu ve telaşlandı bir nice.

 

Çağırdı huzuruna cümle kâhinlerini.

Rüyasını anlatıp, istedi tabirini.

 

Dedi: (Beyt-ül makdis’ten, çıktı ateş ve alev.

Mısır’ın evlerini yaktı ve kalmadı ev.

 

Kıbtileri tek be tek, yakıp kül ediyordu.

Beni İsrail ise, hiç zarar görmüyordu.)

 

Dediler: (Şöyledir ki tabiri bu rüyanın,

Bu beni İsrail’den bir kimse çıkar yarın.

 

Büyüyüp gelişince, olur güçlü bir kişi.

Senin saltanatını almak olur ilk işi.

 

Seni ve kıbtileri, çıkarır yurdumuzdan.

O çocuğun doğması, yakındır hem de şu an.)

 

Fir’avn bunu duyunca, kin ile doldu içi.

Dedi: (Kim yapabilir bana karşı bu işi?)

 

(Benim saltanatıma kim son verir?) diyerek,

Düşündü: Öyle ise, bir tedbir almam gerek.

 

Merhamet hislerinden mahrum idi o zaten.

Kendine yakışacak şu emri verdi hemen:

 

(Kim beni İsrail’den bir erkek çocuğunu,

Doğurursa, öldürün, yaşatmayın hiç onu.)

 

Cümle ebeleri de yanına çağırarak,

Söyledi onlara da, bir hayli korkutarak.

 

Hatta tayin etti ki bazı vazifeliler,

Bu hususta gevşeklik göstermesin ebeler.

 

Bir kadın, doğursaydı bir erkek çocuğunu,

Doğar doğmaz, anında öldürürlerdi onu.

 

Bu tüyler ürpertici, insanlık dışı vahşet,

Bütün şiddeti ile sürmüştü uzun müddet.

 

Böyle devam ederken onun bu işkencesi,

Hazret-i Musa’ya da hamileydi annesi.

 

Doğum da yakın  olup, korkardı ki o hatun,

Eğer oğlum olursa, öldürür bu Firavun.

 

O zalimin, onlara musallat eylediği,

Ebelerden birini, tanırdı gayet iyi.

 

Sevdiği bu ebeyi çağırarak gizlice,

Dedi ki: (Senin ile dostluğumuz var nice.

 

İşte doğum zamanım yaklaştı, bil de bunu,

Göster bana bu babta sevgi ve dostluğunu.)

 

O da gelip gizlice, girdi bir gün odaya.

Musa aleyhisselam teşrif etti dünyaya.

 

Ebe de, çocuktaki parlak nuru görerek,

Aşık oldu çocuğa, çok muhabbet ederek.

 

Dedi ki: (Bu oğlunu, sakla gizli bir yere.

Ben çıkınca, memurlar girerler içeriye.)

 

Hakikaten o ebe çıkar çıkmaz o evden,

Fir’avnın memurları, kapıya koştu hemen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan