|
15 - ŞUAYB ALEYHİSSELAM
Yine
İnanmadılar
Şuayb aleyhisselam, her ne
kadar kavmine,
Nasihat ettiyse de,
inanmadılar yine.
Onlar inkâr etse de, o asla
yılmıyordu.
Sabredip, tekrar tekrar
nasihat ediyordu.
Bir gün yine onlara buyurdu
ki: (Ey kavmim!
Beni, Resul olarak gönderdi
size Rabbim.
Ben haber veriyorum size
her hakikati.
Bilin ki, dediklerim
olacaktır pek kat'i.
Ey kavmim, hatırlayın ne
oldu Nuh kavmine?
Onlar da inanmazdı Hakk'ın
Peygamberine.
Lakin inat edince, sonunda
cenab-ı Hak,
Bir tufanla, onları
eylemedi mi helak?
Bir de Hûd’un kavmini
düşünün ey insanlar!
Onlar dahi küfürde
etmişlerdi çok ısrar.
Ve lakin o kavim de, en
sonunda malesef,
Kuvvetli bir rüzgarla
olmadılar mı telef?
Ve ey kavmim, düşünün Semud
kavmini yine.
Karşı gelmişler idi kendi
Nebilerine.
Onlar dahi küfürde edince
böyle inat,
Allah göndermedi mi onlara
da bir afat?
Hazret-i Cebrail’in bir
kuvvetli sesiyle,
Helak olmadılar mı bir yer
zelzelesiyle?
Ey kavmim, son olarak
düşünün Lut kavmini.
Onlar da inkâr etti, kendi
Peygamberini.
Hem de onlar, sizlerden,
zaman ve yer olarak,
Siz de bilirsiniz ki,
değildir fazla uzak.
Onların da başına geleni
bir düşünün.
Nasıl yerin dibine
geçmişlerdi büsbütün.
Bu misaller, herşeyi
söylüyor açık açık.
Bu gafleti atın da, son
verin küfre artık.
Bu putları bırakıp, iman
edin Allah’a.
Ve artık hiç dönmeyin, bu
isyan ve günaha.
Mağfiret dilerseniz,
günahınız affolur.
Şüphesiz benim Rabbim, çok
rahim ve gafurdur.)
O, bu nasihatleri ettiyse
de kavmine,
Onlar inatlarından inkâr
ettiler yine.
Dediler ki: (Ey Şuayb,
senin bu aşiretin,
Olmasaydı, elbette gelmişti
sonun senin.
Eğer düşünmeseydik onların
hürmetini,
Taşlamak suretiyle,
öldürürdük biz seni.)
Şuayb aleyhisselam, kavmini
dinleyerek,
Şöyle dedi onlara asla
çekinmeyerek:
(Ey insanlar, akrabam,
sizlerin indinizde,
Allahü teâlâdan daha mı
azizdir de,
Onlardan çekinerek beni
öldürmezsiniz.
Allahü teâlâya hiç önem
vermezsiniz.
Hiç çekinmezsiniz de Allahü
teâlâdan,
Korkarsınız çok aciz olan
akrabalardan.
Ey kavmim, elinizden yapın
ne gelir ise.
Ben yine, hakikati söylerim
her gün size.
Çünkü ben peygamberim,
vazifemdir söylemek.
Yalancı deseniz de,
söylerim ölene dek.
Siz inanmasanız da, ne
yapsanız da, fakat,
Elbet bir gün meydana
çıkacak her hakikat.
Pek yakında bir azap
verince size Rabbim,
O zaman görürsünüz yalancı
kim, haklı kim?
Siz şimdi hazır olun
gelecek o azaba.
Bakalım ki haliniz ne
olacak acaba?)
|