|
13 - YUSUF ALEYHİSSELAM
Sabır güzel
şeydir
Dokuz kardeş, Mısır'dan
dönünce evlerine,
Durumu anlattılar aynen
pederlerine.
Bünyamin’in, Mısır’da
hırsızlık yaptığını,
Bu yüzden tutuklanıp, orada
kaldığını,
Söylediler ise de, inanmadı
o fakat.
Çünkü o, etmiyordu onlara
tam itimat.
Çünkü Yusuf için de,
kendisine bir zaman,
Söylemişlerdi onlar, böyle
hiyle ve yalan.
Bu sebeple onlara buyurdu:
(Hayır, hayır!
Bu iş böyle değildir, bunda
başka hal vardır.
Muhakkak ki aldatmış sizi
nefisleriniz.
Bizim dinin hükmünü, nerden
bilsin o Aziz?
Bana düşen, sabırdır,
umarım Rabbim yine,
Kavuşturacak beni Yusuf'la
Bünyamin'e.)
O, zaten ağlıyordu gece ve
gündüzleri.
Hatta görmez olmuştu
ağlamaktan gözleri.
Oğulları dedi ki: (Niçin
hep ağlıyorsun?
Ve ne için onları hiç
unutamıyorsun?
Eritip bitirecek bu hasret
seni artık.
Bırak bu ağlamayı, kendine
etme yazık.)
Evet, Yakub Peygamber
üzülüyordu, ama,
Bu bela karşısında
sabırlıydı daima.
Bunun için etmedi kat'iyyen
feryat, figan.
Ve şikayet etmedi kimseye
hiçbir zaman.
Hazret-i Azrail de, üzülüp
hatta buna,
Teselli etmek için geldiyse
de yanına,
Buyurdu: (Ey Azrail,
Yusuf’umu görmeden,
Ruhumu almaya mı bana
geldin yoksa sen?)
Azrail arz etti ki: (Hayır,
senin derdine,
İştirak etmek için geldim
ziyaretine.)
Velhasıl onun derdi olsa da
hayli fazla,
Yine de şikayette bulunmadı
o asla.
Buyurdu ki: (Ben asla
şikayet etmiyorum.
Derdimi, ben Rabbime ancak
arz ediyorum.)
Yakub aleyhisselam,
Yusuf'undan velhasıl,
Ayrı kaldı kırk sene,
veyahut da seksen yıl.
Ve bu müddet zarfında
devamlı ağladı hep.
Gözlerinden akan yaş,
dinmedi bundan sebep.
Lakin Yakub Peygamber, yine
bu hali ile,
Kat'iyyen unutmadı Rabbini
bir an bile.
Alimler buyurur ki:
(Daraldığında kullar,
Allahü teâlâya daha yakın
olurlar.)
Kaldı ki, o, Allahın büyük
Peygamberiydi.
Ve kalbi, her mahlukun
sevgisinden beriydi.
O, hazret-i Yusuf’u çok
seviyordu, evet.
Onun muhabbetiyle ağladı
uzun müddet.
Ama oğluna olan bu sevgisi
de yine,
Hiç mani olmuyordu Rabbinin
sevgisine.
Çünkü o da Allahın
Peygamberiydi zaten.
Onu sevmek, Allahı sevmekle
birdi aynen.
Nitekim Resulullah buyurdu
ki: (Bir kimse,
Beni, kendi nefsinden daha
çok sevmez ise,
Hatta ebeveyninden ve bütün
insanlardan,
Daha çok sevmedikçe, olmaz
kamil müslüman.)
|