|
13 - YUSUF ALEYHİSSELAM
Sizi
arayacağız
Vakta ki o kafile, bir
miktar yol gittiler.
Arkadan bir memurun sesini
işittiler.
Derdi ki: (Ey kafile, siz
elbet hırsızsınız!
Zira melikimizin tasını
çalmışsınız.)
Ne kadar (Biz almadık)
dedilerse de onlar,
Yine bu sözlerine inanmadı
memurlar.
Dediler: (Sözünüze asla
inanmıyoruz.
Şimdi yüklerinizi aramak
istiyoruz.
Eğer ki o altın tas,
çıkarsa birinizde,
Ona nasıl bir ceza verilir
dininizde?)
Dediler: (Hangimizin
yükünde çıkarsa tas,
Size esir olmaktır cezası
onun esas.
Yani tas, hangimizin
yükünde çıkar ise,
Onu alıkoyun ki, köle olur
o size.)
Onlar, kendilerine iyice
güvenerek,
Böyle söylemişlerdi durumu
bilmeyerek.
Yusuf aleyhisselam, emredip
memurlara,
Önce diğerlerinden başladı
aramaya.
Diğer kardeşlerinin
kalbine, herhangi bir,
Şüphe gelmesin diye,
almıştı böyle tedbir.
Ve arama sırası gelince
Bünyamin’e,
Buyurdu ki: (Boş yere
bakmayın onunkine.
Zira melikimizin o kıymetli
tasını,
Hiç tahmin etmiyorum onun
alacağını.)
Ve lakin kardeşleri ettiler
bunda ısrar.
Dediler ki: (Onun da yükünü
arasınlar.
Yükü, bizimki gibi aransın
ki onun da,
Kalbinizde bir şüphe
kalmasın en sonunda.)
Onların ısrarıyla onu da
aradılar.
Ve tası, Bünyamin'in
yüklerinde buldular.
Onlar bunu görünce,
mahcubiyetlerinden,
Başlarını önüne eğdiler
hepsi birden.
Zira ummuyorlardı ondan
böyle hareket.
Dediler: (Rezil ettin bizi
sen en nihayet.
Böyle ne işler açtın sen
bizim başımıza.
Ne yüzle gideceğiz, biz
şimdi babamıza.)
Bunda, Yusuf Nebi'nin
maksadı tekti yani.
O da, alıkoymaktı yanında
Bünyamin’i.
Böyle bir neticeye varmak
da, ancak o gün,
Babasının dininde olurdu
yine mümkün.
Zira Mısır'lıların dinleri,
hiç o vakit,
Böyle bir şey yapmaya değil
idi müsait.
Bu tedbir ve çareyi, Yusuf
Peygamberine,
Hak teâlâ, vahiyle öğretti
elbet yine.
Nitekim Hak teâlâ buyurdu
ki mealen:
(Yusuf'a bu tedbiri biz
öğrettik tamamen.)
Yine buyuruyor ki:
(Dilediğimizi biz,
Nice derecelere, ilimle
yükseltiriz.)
Yine bir âyetinde şöyle
buyurmaktadır:
(Her âlimin üstünde, daha
çok bilen vardır.)
Zira Yusuf Nebi'nin
kardeşleri hep birer,
Gerçekten fazilet ve ilim
sahibiydiler.
Ama Yusuf Nebi’nin, onların
her bakımdan,
Üstünde olduğunu eyledi
öyle beyan
|