|
13 - YUSUF ALEYHİSSELAM
Onu kuyuya
attılar
Yakub aleyhisselam,
görmüştü ki rüyada,
Yusuf'a, on tane kurt
saldırıyor bir anda.
Yer yarılıp, içeri düşüyor
sonra birden.
Üç gün sonra çıkıyor, yine
o yer içinden.
Yakub aleyhisselam, bu
rüyayı görünce,
Oğlu Yusuf hakkında korkuya
düştü nice.
Kardeşleri gelince Yusuf'u
almak için,
Bu yüzden, gitmesine
vermedi önce izin.
Buyurdu ki: (Siz onu
götürürseniz eğer,
Onun bu ayrılığı, beni çok
mahzun eder.
Ayrıca Yusuf'umu ayırmayın
ki benden,
Korkarım kurt yer onu, siz
ondan gafil iken.)
Dediler ki: (Bu kadar
güçlü, kuvvetliyken biz,
Onu yalnız bırakıp, kurda
yedirir miyiz?)
Yakub aleyhisselam,
(Onu, kurt yer) demekle,
İp ucu vermiş oldu onlara
böylelikle.
Çünkü onlar, bir kurdun,
asla o güne kadar,
İnsan yiyeceğini
bilmiyorlardı zinhar.
Akşam döndüklerinde, ona
verecekleri,
Cevabı, böylelikle
öğrenmişti herbiri.
Velakin babaları müsade
etmeyince,
O ara bir kurnazlık
düşündüler hemence.
Yani babalarını ikna için,
bu sefer,
Gidip, küçük Yusuf’u buna
ikna ettiler.
Onu, kıra gitmeye böyle
razı ederek,
Tekrar babalarına geldiler
seğirterek.
Dediler: (Ey babamız, işte
sor kendisine.
O da gelmek istiyor bu kır
gezintisine.)
Yakub Nebi, bu sefer
takdire oldu razı.
Zira baktı, onun da vardı
buna rızası.
Kır elbiselerini giydirip
üzerine,
Gönderdi onu dahi, onlarla
kır yerine.
Onlar uzaklaşmadan henüz
babalarından,
Yusuf'a çok yakınlık
gösterdiler yalandan.
Lakin daha yürüyüp, gözden
ırak olunca,
Ezaya başladılar hemen o
yavrucağa.
Dediler ki: (Ey yalan rüya
sahibi kişi!
Söyle, nasıl uydurdun
yıldız, ay ve güneşi?
Hani o ay ve güneş, nerede
o yıldızlar?
Çağır da, gelip seni
ölümden kurtarsınlar.)
Bir kuyunun başına geldiler
sonra o gün.
Üstünden gömleğini
çıkardılar Yusuf'ün
Kuyuya sarkıttılar, ipe
sarıp belinden.
Yarısına gelince, kestiler
ipi birden.
Bir miktar su var idi, o
kuyunun dibinde.
Yusuf düştü o suya ipi
kestiklerinde.
Cebrail ismindeki meleğe,
Hak katından,
(Kuluma yetiş!)
diye, bir hitap geldi o an.
Cebrail, bu emirle kuyuya
derhal varıp,
Onu, kaya üstüne oturttu
sudan alıp.
Ve dua etmesini söyledi ona
yine.
O dahi şu şekilde dua etti
Rabbine.
Dedi: (Ey duaları
işiten, kabul eden!
Lütfedip kurtar beni bu
sıkıntılı yerden)
|