ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - YAKUB ALEYHİSSELAM

Mucizeleri ve vefatı

 

Yakub aleyhisselam, sesi gür Peygamberdi.

İsteseydi, sedası çok uzağa giderdi.

 

Kâfirler, savaşlarda sesini işitince,

Korkudan uzaklara kaçarlardı bir nice.

 

Bir mucizesi ise, atsaydı bir nesneyi,

Kat'ederdi bir anda, çok uzak mesafeyi.

 

Bir gün oğullarını, Amalika kavmiyle,

Muharebe etmeye gönderdi ordu ile.

 

Savaşta, bir oğlunun elindeki bir mızrak,

Kırılıp parçalandı, kâfirlere vurarak.

 

Çaresizlik içinde bağırdı: (Babacığım!

Bana bir silah gönder, parçalandı mızrağım.)

 

Yakub aleyhisselam, çok uzak mesafeden,

İşitip, bu oğluna bir mızrak attı hemen.

 

Ayrıca seslendi ki uzaktan bağırarak:

(Bak oğlum, atıyorum, al sana yeni mızrak.)

 

Oğlu dahi bu sesi işitip döndü yana.

O mızrağı kaparak, hücum etti düşmana.

 

Bir gün de, bir meydana toplamıştı kavmini.

Söylüyordu onlara Allahın birliğini.

 

Dediler ki: (Ey Yakub, Peygamberim diyorsun.

Allahın birliğinden bize bahsediyorsun.

 

Halbuki kayalıktan ibaret her yerimiz.

Ziraate müsait hiç yoktur arazimiz.

 

Madem ki peygambersin, dua et de Rabbine,

Bu kayalar gitsin de, toprak gelsin yerine.)

 

Yakub aleyhisselam, kaldırıp ellerini,

Dedi: (Ya Rab, toprağa tebdil et yerlerini.)

 

Onun bu duasıyla, kayalık olan yerler,

Ekilmeye müsait toprak oluverdiler.

 

Bu büyük Peygamberin, suret, huy ve ahlakta,

En üstün olduğunu bilirdi cümle halk da.

 

Beyaz, buğday benizli, uzun boylu ve cömert,

Doğru sözlü, sabırlı, kerim bir zattı gayet.

 

Yumuşak tabiatlı, halim, selim ve nazik,

Ve lakin tebliğinde etmedi hiç gevşeklik.

 

Vefatı yaklaşınca, bilcümle evladını,

Çağırıp, şöyle yaptı en son nasihatını:

 

(Oğullarım, dünyada gelmeden eceliniz,

Allahü teâlâya ibadet eyleyiniz.

 

Ve hiçbir işinizde, terk etmeyin ihlası.

Budur en lüzumlu şey, budur işin esası.

 

Din ve imanınızdan, kıl kadar ayrılmayın.

Çok pişman olursunuz mahşerde yoksa yarın.)

 

Ölüm vakti gelince, hazır oldu melekler.

Ve ona, Cennetteki yerini gösterdiler.

 

Yakub Nebi baktı ve gördü çok minberleri.

Ve sordu, üstündeki nur yüzlü kimseleri.

 

Melekler dediler ki: (Ey Yakub, işte onlar,

Deden Halilullahın torunu oluyorlar.)

 

Buyurdu: (Ey melekler, isterim ki şu anda,

Ben dahi bulunayım onların arasında.)

 

Dediler ki: (Oraya gitmek istersen eğer,

Şu bardaktan, bir yudum içmeniz icab eder.)

 

Peki deyip, o sudan içince Yakub Nebi,

Kabzettiler ruhunu, yağdan kıl çeker gibi.

 

Cenaze hizmetini tamam ifa ettiler.

Götürüp, babasının yanına defnettiler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan