|
12 - YAKUB ALEYHİSSELAM
Mucizeleri ve vefatı
Yakub
aleyhisselam, sesi gür
Peygamberdi.
İsteseydi, sedası çok
uzağa giderdi.
Kâfirler, savaşlarda
sesini işitince,
Korkudan uzaklara
kaçarlardı bir nice.
Bir mucizesi ise,
atsaydı bir nesneyi,
Kat'ederdi
bir anda, çok uzak
mesafeyi.
Bir gün oğullarını,
Amalika kavmiyle,
Muharebe etmeye gönderdi
ordu ile.
Savaşta, bir oğlunun
elindeki bir mızrak,
Kırılıp parçalandı,
kâfirlere vurarak.
Çaresizlik içinde
bağırdı: (Babacığım!
Bana bir silah gönder,
parçalandı mızrağım.)
Yakub
aleyhisselam, çok uzak
mesafeden,
İşitip, bu oğluna bir
mızrak attı hemen.
Ayrıca seslendi ki
uzaktan bağırarak:
(Bak oğlum, atıyorum, al
sana yeni mızrak.)
Oğlu dahi bu sesi işitip
döndü yana.
O mızrağı kaparak, hücum
etti düşmana.
Bir gün de, bir meydana
toplamıştı kavmini.
Söylüyordu onlara
Allahın birliğini.
Dediler ki: (Ey Yakub,
Peygamberim diyorsun.
Allahın birliğinden bize
bahsediyorsun.
Halbuki kayalıktan
ibaret her yerimiz.
Ziraate
müsait hiç yoktur
arazimiz.
Madem ki peygambersin,
dua et de Rabbine,
Bu kayalar gitsin de,
toprak gelsin yerine.)
Yakub
aleyhisselam, kaldırıp
ellerini,
Dedi:
(Ya Rab, toprağa tebdil
et yerlerini.)
Onun bu duasıyla,
kayalık olan yerler,
Ekilmeye müsait toprak
oluverdiler.
Bu büyük Peygamberin,
suret, huy ve ahlakta,
En üstün olduğunu
bilirdi cümle halk da.
Beyaz, buğday benizli,
uzun boylu ve cömert,
Doğru sözlü, sabırlı,
kerim bir zattı gayet.
Yumuşak tabiatlı, halim,
selim ve nazik,
Ve lakin tebliğinde
etmedi hiç gevşeklik.
Vefatı yaklaşınca,
bilcümle evladını,
Çağırıp, şöyle yaptı en
son nasihatını:
(Oğullarım, dünyada
gelmeden eceliniz,
Allahü teâlâya ibadet
eyleyiniz.
Ve hiçbir işinizde, terk
etmeyin ihlası.
Budur en lüzumlu şey,
budur işin esası.
Din ve imanınızdan, kıl
kadar ayrılmayın.
Çok pişman olursunuz
mahşerde yoksa yarın.)
Ölüm vakti gelince,
hazır oldu melekler.
Ve ona, Cennetteki
yerini gösterdiler.
Yakub
Nebi baktı ve gördü çok
minberleri.
Ve sordu, üstündeki nur
yüzlü kimseleri.
Melekler dediler ki: (Ey
Yakub, işte onlar,
Deden Halilullahın
torunu oluyorlar.)
Buyurdu:
(Ey melekler, isterim ki
şu anda,
Ben dahi bulunayım
onların arasında.)
Dediler ki: (Oraya
gitmek istersen eğer,
Şu bardaktan, bir yudum
içmeniz icab eder.)
Peki deyip, o sudan
içince Yakub Nebi,
Kabzettiler
ruhunu, yağdan kıl çeker
gibi.
Cenaze hizmetini tamam
ifa ettiler.
Götürüp, babasının
yanına defnettiler. |