|
11 - İSHAK ALEYHİSSELAM
Mucizeleri ve vefatı
Yakub aleyhisselam, sesi
gür Peygamberdi.
İsteseydi, sedası çok uzağa
giderdi.
Kâfirler, savaşlarda sesini
işitince,
Korkudan uzaklara
kaçarlardı bir nice.
Bir mucizesi ise, atsaydı
bir nesneyi,
Kat'ederdi bir anda, çok
uzak mesafeyi.
Bir gün oğullarını, Amalika
kavmiyle,
Muharebe etmeye gönderdi
ordu ile.
Savaşta, bir oğlunun
elindeki bir mızrak,
Kırılıp parçalandı,
kâfirlere vurarak.
Çaresizlik içinde bağırdı:
(Babacığım!
Bana bir silah gönder,
parçalandı mızrağım.)
Yakub aleyhisselam, çok
uzak mesafeden,
İşitip, bu oğluna bir
mızrak attı hemen.
Ayrıca seslendi ki uzaktan
bağırarak:
(Bak oğlum, atıyorum, al
sana yeni mızrak.)
Oğlu dahi bu sesi işitip
döndü yana.
O mızrağı kaparak, hücum
etti düşmana.
Bir gün de, bir meydana
toplamıştı kavmini.
Söylüyordu onlara Allahın
birliğini.
Dediler ki: (Ey Yakub,
Peygamberim diyorsun.
Allahın birliğinden bize
bahsediyorsun.
Halbuki kayalıktan ibaret
her yerimiz.
Ziraate müsait hiç yoktur
arazimiz.
Madem ki peygambersin, dua
et de Rabbine,
Bu kayalar gitsin de,
toprak gelsin yerine.)
Yakub aleyhisselam,
kaldırıp ellerini,
Dedi: (Ya Rab, toprağa
tebdil et yerlerini.)
Onun bu duasıyla, kayalık
olan yerler,
Ekilmeye müsait toprak
oluverdiler.
Bu büyük Peygamberin,
suret, huy ve ahlakta,
En üstün olduğunu bilirdi
cümle halk da.
Beyaz, buğday benizli, uzun
boylu ve cömert,
Doğru sözlü, sabırlı, kerim
bir zattı gayet.
Yumuşak tabiatlı, halim,
selim ve nazik,
Ve lakin tebliğinde etmedi
hiç gevşeklik.
Vefatı yaklaşınca, bilcümle
evladını,
Çağırıp, şöyle yaptı en son
nasihatını:
(Oğullarım, dünyada
gelmeden eceliniz,
Allahü teâlâya ibadet
eyleyiniz.
Ve hiçbir işinizde, terk
etmeyin ihlası.
Budur en lüzumlu şey, budur
işin esası.
Din ve imanınızdan, kıl
kadar ayrılmayın.
Çok pişman olursunuz
mahşerde yoksa yarın.)
Ölüm vakti gelince, hazır
oldu melekler.
Ve ona, Cennetteki yerini
gösterdiler.
Yakub Nebi baktı ve gördü
çok minberleri.
Ve sordu, üstündeki nur
yüzlü kimseleri.
Melekler dediler ki: (Ey
Yakub, işte onlar,
Deden Halilullahın torunu
oluyorlar.)
Buyurdu: (Ey melekler,
isterim ki şu anda,
Ben dahi bulunayım onların
arasında.)
Dediler ki: (Oraya gitmek
istersen eğer,
Şu bardaktan, bir yudum
içmeniz icab eder.)
Peki deyip, o sudan içince
Yakub Nebi,
Kabzettiler ruhunu, yağdan
kıl çeker gibi.
Cenaze hizmetini tamam ifa
ettiler.
Götürüp, babasının yanına
defnettiler.
|