|
09 - LÛT ALEYHİSSELAM
Öldürmek istediler
Lût Peygamber, kavmini,
usanmadan, yılmadan,
Allah'ın birliğine,
çağırırdı durmadan.
Lakin o insafsızlar, inkâr
ederdi yine.
Hatta taş atarlardı,
mübarek bedenine.
Fakat korurdu onu, Allah'ın
himayesi.
Etmezdi hiç isabet, zira
tek bir tanesi.
Onlar taş atsa bile, o
ederdi nasihat.
Ve bunda, elli sene eyledi
sabır, sebat.
Lakin o nasipsizler, yine
inanmadılar.
Hatta öldürmek için, bir
gün karar aldılar.
Bildirdi bu hususu, Allah
bu Nebi'sine.
Bir dağa gitmesini, emretti
kendisine.
Vakta ki geldi ona, böyle
emr-i ilahi,
Şehirden ayrılarak, dağa
gitti o dahi.
Kavminden yedi kişi,
gittiğini farkedip,
Arkasına düştüler, izini
takib edip.
O ise, uzun zaman yürüyüp
yorulmuştu.
Ve bir taşın üstüne, uzanıp
uyumuştu.
Gelip onu buldular, takib
neticesinde.
Gördüler ki uyuyor, bir
taşın üzerinde.
Öldüreceklerdi ki kendisini
uyurken,
O an dikkatlerini, bir
husus çekti birden.
Zira farkettiler ki, hayret
ile şu hali,
Yattığı taş, yumuşak, sanki
sünger misali.
Hatta çukurlaşmıştı,
yattığı yer tamamen.
Onlar bunu görünce, iman
ettiler hemen.
Lût Peygamber oradan,
kavmine döndü yine.
Devam etti onlara, hak yolu
tebliğine.
Kavminden bir kimsenin, bir
gün oğlu kayboldu.
Pek çok aradıysa da, lakin
bulamıyordu.
Çaresizlik içinde, geldi
Lût Peygambere.
Dedi ki: (Benim oğlum,
kayboldu birden bire.
Her yerde arıyorum, lakin
bulamıyorum.
Ayrılığına ise, hiç
dayanamıyorum.
Sen, gerçekten Allah'ın
peygamberiysen eğer,
Oğlumun bulunduğu yeri bana
haber ver.)
Lût Nebi, bir an için,
kapayıp gözlerini,
Gördü ve haber verdi, o
çocuğun yerini.
Çok geçmeden oğlu da, çıka
geldi o yerden.
O bunu da görünce, imana
geldi hemen.
Lût Nebi, kavmi için eyledi
bunca gayret.
Onları, elli sene imana
etti davet.
Ve lakin o nasipsiz Sedum
ahalisinden,
Sadece sekiz kişi, inandı
içlerinden.
İki de kızı vardı kendisine
inanan.
Kendi hanımı bile, etmedi
ona iman.
Elli sene içinde, o kadar
etti gayret.
İnanan, on kişiyi
geçmemişti nihayet.
Kâfirler, kendisine hem
inanmıyorlardı.
Hem de küçümsiyerek, alay
ediyorlardı.
Sonunda, ufak taşlar ve
kumlar geldi dile.
Dediler: (Ey Peygamber,
Rabbinden şunu dile:
Bizi, ateş haline getirsin
de Rabbimiz,
Hepsini teker teker,
yakalım her birimiz.)
O da Hak teâlâya, eyledi
şöyle niyaz;
(Beni ve ailemi, bunlardan
eyle halas.)
|