|
09 - LÛT ALEYHİSSELAM
En Ahlaksız
Kavim
Hazret-i İbrahim'in,
kardeşinin oğluydu.
Siyah gözlü ve güzel, iri,
orta boyluydu.
Bütün iyi huylara, sahip
idi ne varsa.
Cömertliği ve sabrı, meşhur
idi bilhassa.
Hazret-i İbrahim'le, o da,
Babil şehrinden,
Birlikte hicret etti, o
Nemrud’un şerrinden.
Amcasının yanında, Şam'a
geldi o dahi.
Orada, onun için, geldi
vahy-i ilahi.
Hakkında buyurdu ki,
Rabbimiz Halil'ine:
(Lût, Peygamber olarak,
gitsin Sedum kavmine!)
İbrahim Halilullah, çağırıp
yeğenini,
Bildirdi kendisine,
Allah'ın bu emrini.
Buyurdu ki: (Git hemen,
Sedum ahalisine.
Allah'ın birliğini, tebliğ
eyle hepsine.)
O Sedum milleti ki, şimdiki
Lût gölünün,
Bulunduğu bölgede
yaşıyorlardı o gün.
Birbirlerine yakın, beş
müstakil şehirde,
Binlerce Sedum halkı
yaşardı o devirde.
Ve lakin kâfir olup,
puta tapıyorlardı.
Yol kesip, insanlara zulüm
yapıyorlardı.
Bilhassa o güne dek, hiç
bir eski milletin,
İşlememiş olduğu, çok
iğrenç ve pek çirkin,
Bir fiili, açıkça ederlerdi
irtikâb.
Hem de hiç duymazlardı, bir
utanma ve hicab.
Ahlaksızlık ve zulüm, böyle
kol geziyordu.
Kuvvetliler, zalimce zayıfı
eziyordu.
Edep haya duygusu, yok
olmuştu tamamen.
En çirkin, ayıp işler,
yapılırdı alenen.
Hatta kimler bu işi çok
yaparsa ne kadar,
O kimseler, bilhassa
görürdü çok itibar.
Hiç kimse, diğerini, bundan
men etmiyordu.
Bilakis yapmayanlar, hakir
görülüyordu.
Bununla da kalmayıp,
öldürülürdü hatta.
Ahlaksız olmayanlar,
kalamazdı hayatta.
Yabancı kim gelseydi,
kalkıp memleketinden,
Mallarını, zor ile
alırlardı elinden.
Ve zorla o kimseye, o çok
iğrenç ve çirkin,
Fiili yaparlardı, hiç haya
etmeksizin.
Ve bir yolcu geçseydi,
onların diyarından,
Küçük taş atarlardı, ona
yol kenarından.
Kimin taşı isabet etseydi o
yolcuya,
O giderdi onunla o fiili
icraya.
Vardı bu alçaklarda, her
türlü kötü haslet.
Mesela koğuculuk, söz
taşımak, hiyanet.
Ve bilhassa hepsinde, var
idi ki cimrilik,
Hiç kimse, diğerine
yapmazdı bir iyilik.
Herkes üstün görürdü,
kendini diğerinden.
Yanlarına yanaşmak, zordu
kibirlerinden.
İstihza ederlerdi, zayıf
kimseler ile.
Bundan, zevk alırlardı,
sıkılmak dursun hele.
İşte onlar, hak yoldan
kalmışken böyle uzak,
Lût aleyhisselamı gönderdi
cenâb-ı Hak.
Nemrud'un bir yakını, Sedum
ibni Harik nam,
Bir kral var idi ki,
layıktı onlara tam.
Velhasıl Lût peygamber,
Sedum'a oldu vasıl.
Gördü ki, her işleri günah,
çirkin ve batıl.
|