|
08 - İBRAHİM ALEYHİSSELAM
Malı ile imtihan
Hazret-i İbrahimi, Rabbimiz
kendisine,
Dost edinip ve bunu
bildirince kendine,
Melekler dediler ki: (Ya
Rabbi, hikmet nedir?
İbrahim, sana nasıl halil,
Dost olabilir?
Zira var onun dahi, evladı,
malı, nefsi.
Kalbini meşgul eder,
bunların hemen hepsi.)
Meleklerden Allah'a, olunca
bu maruzat,
Hak teâlâ, dostunu imtihan
etti bizzat.
Evvela Nefsi ile etti onu
imtihan.
O, tam halis olarak çıktı
bu imtihandan.
Zira Nemrut, ateşe atınca
kendisini,
Reddetti meleklerin yardım
tekliflerini.
Ve hatta, tam ateşe
düşeceği an bile,
(Senden yardım istemem)
buyurdu Cebrail'e.
Nefsiyle imtihanda, çıkınca
böyle halis,
Malı ile imtihan etti onu
Rabbimiz.
Oniki bin sürüsü var idi
kendisinin.
Biner de köpekleri,
bulunurdu hepsinin.
Ve altından tasmalar, vardı
her köpeğin de.
Geldi bir gün Cebrail,
insan kıyafetinde.
Dedi ki: (Ya İbrahim,
ovalar, vadiler hep,
Dolmuş sürüler ile,
kimindir bunlar acep?)
Buyurdu ki: (Rabbime
aittir hepsi bunlar.
Şimdi benim elimde, emanet
bulunurlar.)
Baktı köpeklerdeki, o altın
tasmalara.
Dedi: (Bu altınları, neden
taktın bunlara?)
Buyurdu: (Altın, gümüş,
adi bir dünyalıktır.
Kıymetsiz olduğundan,
köpeklere layıktır.)
Cibril aleyhisselam, sordu
ki sonra ona:
(Sürülerden birini, satar
mısın sen bana?)
Buyurdu ki: (Bir kere,
söyle Allah ismini.
Vereyim sürülerin, sana
üçte birini.)
Cebrail, La ilahe illallah
söyleyince,
Gark oldu Halilullah, bir
neş'e ve sevince.
Buyurdu ki: (Bir daha,
söyle bu kelimeyi.
Vereyim sürülerin, üçte
birini dahi.)
Cibril aleyhisselam,
söyledi bir kez daha.
Bu, daha çok bir neş'e
verdi Halilullah'a.
Buyurdu ki: (Bir daha,
söyle Allah ismini.
Vereyim buna karşı,
sürülerin hepsini.)
Cebrail Peki deyip,
söyleyince bir daha,
Halilullah daha çok
neş'elendi bu defa.
Buyurdu ki: (Bir daha,
söylersen onu eğer,
Altın tasmalarıyle, senin
olur köpekler.)
Bir daha söyledi o, La
ilahe illallah.
Öyle neş'elendi ki, bu kere
Halilullah,
Buyurdu ki: (Bir daha
söyle, yine duyayım.
Bunun karşılığında, sana
köle olayım.)
Gördü Cibril, Halil'in bu
aşk ve sevgisini.
Hakikati bildirip, tanıttı
kendisini.
Dedi ki: (Ya İbrahim, ben,
Allah'ın emriyle,
İmtihana gelmiştim, seni
malların ile.
Hakiki dost olduğun, yine
oldu aşikar.
Sürüler benim değil,
senindir yine onlar.)
Buyurdu: (Allah için,
vermiştim, almam geri.)
Sonra bir başkasına, sattı
o sürüleri.
Arazi ve mülk alıp,
parasıyle hepsinin,
Vakfetti insanların,
faydalanması için.
|