|
08 - İBRAHİM ALEYHİSSELAM
Sen herşeye kadirsin
İbrahim Halilullah, bir
deniz kenarında,
Bir hayvan leşi gördü, bir
miktar uzağında.
Baktı ki, denizden ve
karadan bir çok hayvan,
O leşin üzerine, üşüştüler
her yandan.
Yemeye başladılar, her biri
o laşeyi.
O zaman Halilullah, merak
etti bir şeyi.
Ve kendi kendisine, düşündü
ki o bir an:
Her birinin karnına, taksim
oldu bu hayvan.
Halbuki dirilince her
mahluk ahirette,
Bu yenen hayvan dahi,
dirilecek elbette.
Lakin bunun cesedi, parça
parça edilip,
Hayvanlar tarafından,
bitirildi yenilip.
Her birinin karnına girince
ayrı ayrı,
Nasıl birleştirecek, cenâb-ı
Hak onları?
Gerçi onun imanı, tamdı bu
meselede.
Lakin görmek istedi, bunu
gözleriyle de.
Yani İlim olarak bildiği bu
hususu,
Aynel yakin olarak, görmek
idi arzusu.
Bunun için dedi ki: (Ya
Rabbi, sen mevtayı,
Nasıl diriltiyorsun, göster
hem bana dahi.)
Hak teâlâ cevaben, buyurdu:
(Ya İbrahim!
Elbette kudretimle, mevtayı
diriltirim.
Sen de bunu biliyor,
inanıyorsun elbet.
Sana, bu iman etmen,
etmiyor mi kifayet?)
Dedi ki: (Ya ilahi, şeksiz
inanıyorum.
Sen her şeye kadirsin, çok
iyi biliyorum.
Gözümle de görmeği istedim
ki ve lakin,
Hasıl olsun kalbimde, bir
itminan ve yakin)
Hak teâlâ buyurdu: (Dört
kuş tut, ayrı ayrı.
Keserek, parçalara ayır
sonra onları.
Her parçayı götür koy, bir
dağın üzerine.
Sonra da o kuşları, kendine
çağır yine.
Görürsün ki o kuşlar,
sür'atle sana gelir.
Allah, istediğini yapmaya
muktedirdir.)
O dahi tuttu o gün, dört
kuşu ayrı cinsten.
Kesti ve tüylerini eliyle
yoldu hemen.
Parçalara ayırıp onları
ince ince,
Sonra, birbirlerine
karıştırdı iyice.
Sadece başlarını yanında
alıkoyup,
Sonra o parçaları, yaptı
dört ayrı gurup.
Koydu her bir gurubu, dört
dağın üzerine.
Ve onları, ismiyle çağırdı
sonra yine.
Gördü ki, o parçalar,
kalkarak yerlerinden,
Havada ayrıldılar hepsi
birbirlerinden.
Aynı cinsten olanlar,
gelerek bir araya,
Başsız bedenleriyle, geldi
hepsi oraya.
Sonra da birleşerek, kendi
başları ile,
Dirilip canlandılar
kudret-i ilahiyle.
Bekara suresinde, bu hali
cenâb-ı Hak,
Bildirdi Habibine, gayet
açık olarak.
|