ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - İBRAHİM ALEYHİSSELAM

Var ama, sana değil

 

Halili, mancınığa götürüp bağladılar.

O anda, göklerdeki melekler ağladılar.

 

Dediler: (Ey Rabbimiz, bir dostun var ki senin,

Kalbi, senin sevginle doludur o kimsenin.

 

Ateşe atıyorlar kâfirler o dostunu.

İzin ver, kurtaralım ateşten gidip onu.)

 

Sonra kurtlar ve kuşlar, cümle vahşi hayvanlar,

Onu kurtarmak için, çareler aradılar.

 

Herbiri, bu maksatla toplandılar o yere.

Ve çırpınıp durdular, ona yardım etmeye.

 

Bir yavru bülbül vardı, onların arasında.

Kendisini ateşe atarken tam son anda,

 

Emretti cenâb-ı Hak, Cibril'e: (Hemen git sor!

O kuş, niçin kendini o ateşe atıyor?)

 

Kuş dedi ki: (Ey Cibril, Rabbim bilir halimi.

Ateşe atıyorlar, hazret-i İbrahim'i.

 

Mâdem ki kurtarmaya, çarem yoktur elimde.

Bari yansın onunla, şu benim bedenim de.)

 

Sonra bir bal arısı, su doldurup ağzına,

Söndürmek gayesiyle, geldi ateş yanına.

 

Onun bu niyyetine karşılık Hak teâlâ,

Ağzındaki o Suyu, çevirdi Tatlı bala.

 

Geldi sonra bir melek, dedi ki: (Ya İbrahim!

Ben, rüzgara müvekkel, vazifeli meleğim.

 

Hazırım yardım için, bana ne emredersen.

Ateşi, rüzgar ile söndüreyim istersen.)

 

Başka bir melek gelip, dedi ki: (Ya İbrahim!

Ben dahi deryalara, sulara müvekkelim.

 

Dünyada bütün sular, benim emrim altında.

İstersen, bu ateşi söndüreyim anında.)

 

Geldi sonra yanına, bir başka melek yine.

Dedi ki: (Ya İbrahim, ben de geldim emrine.

 

Ben de Arz ve toprağa müvekkel bir meleğim.

İstersen, bu ateşi toprakla söndüreyim.)

 

Dinledi Halilullah, bu gelen üç meleği.

Lakin hiç düşünmedi, bir yardım dilemeği.

 

buyurdu: (Ey melekler, Rabbim bana kafidir.

O, çok iyi yardımcı, hem çok iyi vekildir.

 

Asla yardım istemem, Ondan gayri kimseden.

İki dost arasına, girmeyiniz siz lütfen.

 

Eğer O kurtarırsa, lütfudur, hamdederim.

Yakmak murad ederse, cezamdır, sabrederim.)

 

Attılar daha sonra, Halili mancınıktan.

Yükselip de ateşe tam düşeceği zaman,

 

(Dileğin var mı?) diye, gelip sordu Cebrail.

O yine buyurdu ki: (Var ama, sana değil.)

 

Böyle dediği için, Cebrail'e son anda,

Sözünün eri diye, methedildi Kur'anda.

 

Hak teâlâ, ateşe buyurdu ki nihayet:

(İbrahim üzerine, ol serin ve selamet!)

 

Ateşin sıcaklığı, o anda erdi sona.

Zira cenâb-ı Hakkın, böyleydi emri ona.

 

Nemrud'un ateşini, bir anda söndürmeye,

Kadirdi Hak teâlâ, hemen imha etmeye.

 

Lakin öyle yapsaydı, kâfirler derlerdi ki;

(O, ateşe düşseydi, yanardı elbette ki.)

 

Ateşin ortasında yakmamakla dostunu,

Gösterdi büyük kudret sahibi olduğunu.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan