|
06 - SALİH ALEYHİSSELAM
Hidayet ver ya rabbi
O mucize deveye, pusu kurup
kâfirler,
Ok ile yaralayıp, sonra
kesip yediler.
Salih peygamber ise, bütün
bunlara rağmen,
Yine dua eyledi, onlara
merhameten.
Dedi ki: (Ahir zaman
Nebisi hürmetine,
Hidayet ver ya Rabbi,
bunların kalplerine.)
Lakin o nasibsizler, yine
inanmadılar.
Hatta bu Peygamberi,
istihzaya aldılar.
Dediler ki: (Ey Salih,
beklemekten usandık.
O bize vadettiğin azabı
getir artık.
Her zaman diyorsun ki,
azabınız çok yakın.
Hani, nerde o azap,
gecikmesin o sakın.
Bak, biz senin deveni,
kesip de yedik bile.
Sen hâlâ korkutursun, bizi
o azap ile.)
Salih aleyhisselam, buyurdu
ki: (Niçin siz,
Azabın gelmesinde acele
edersiniz?
İstiğfar etseydiniz, keşke
Hak teâlâya.
Hiç de uğramazdınız,
böylece o belaya.
Allah'a iman edip, istiğfar
etseniz hem,
Gelmez üzerinize, artık
azap ve elem.)
Dediler: (Sen bu dini, atar
atmaz ortaya,
Uğradı Semud kavmi, türlü
türlü belaya.
Halbuki evvelce biz, rahat
oturuyorduk.
Hiç böyle belalara,
giriftar olmuyorduk.)
Salih aleyhisselam,
buyurdu: (Hayır ve şer,
Allah'ın takdiri ve emriyle
zuhur eder.
Yani her bir hadise, gelir
Hak teâlâdan.
Lakin siz, bunlar ile
olursunuz imtihan.)
O esnada bir vahiy geldi
Salih Nebi'ye:
(Azap geleceğini, kavmine
bildir) diye.
Salih aleyhisselam,
toplıyarak kavmini,
Bildirdi o azabın, artık
geleceğini.
Dedi: (Evlerinizde, üç
gün daha kalınız.
Bu üç günün ilkinde,
sararır suratınız.
İkinci gün kızarır, kararır
üçüncü gün.
Ve helak olursunuz,
dördüncüde topyekün.)
Semudlular dedi ki:
(Bunları çok dinledik.
Velakin o azaptan, bir
işaret görmedik.
Yıllardır bir azapla, bizi
korkutuyorsun.
Gelsin artık o azap, ne
olacaksa olsun.)
Kâfirler, o gecenin
sabahında kalktılar.
Bazı acayip haller görüp
dona kaldılar.
Zira kalktıklarında o sabah
yerlerinden,
Kanlar fışkırıyordu,
devenin izlerinden.
Kızardı o ilk günü, hep
ağaç yaprakları.
Ve yine kan kırmızı oldu
kuyu suları.
Yüzleri de sapsarı olunca,
o kâfirler,
Bunu, birbirlerine görüp
haber verdiler.
Sonra, koşup sordular bunu
Salih Nebi'ye:
(Bugünkü olanlara, ne
diyorsun sen?) diye.
Salih aleyhisselam,
buyurdu: (İşte bakın!
Bu, henüz ilk günüdür
vadettiğim azabın.
Üçüncü gün sonunda, biliniz
ki muhakkak,
Sizi helak edecek, azapla
cenâb-ı Hak.)
|