ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - SALİH ALEYHİSSELAM

Hidayet ver ya rabbi

 

O mucize deveye, pusu kurup kâfirler,

Ok ile yaralayıp, sonra kesip yediler.

 

Salih peygamber ise, bütün bunlara rağmen,

Yine dua eyledi, onlara merhameten.

 

Dedi ki: (Ahir zaman Nebisi hürmetine,

Hidayet ver ya Rabbi, bunların kalplerine.)

 

Lakin o nasibsizler, yine inanmadılar.

Hatta bu Peygamberi, istihzaya aldılar.

 

Dediler ki: (Ey Salih, beklemekten usandık.

O bize vadettiğin azabı getir artık.

 

Her zaman diyorsun ki, azabınız çok yakın.

Hani, nerde o azap, gecikmesin o sakın.

 

Bak, biz senin deveni, kesip de yedik bile.

Sen hâlâ korkutursun, bizi o azap ile.)

 

Salih aleyhisselam, buyurdu ki: (Niçin siz,

Azabın gelmesinde acele edersiniz?

 

İstiğfar etseydiniz, keşke Hak teâlâya.

Hiç de uğramazdınız, böylece o belaya.

 

Allah'a iman edip, istiğfar etseniz hem,

Gelmez üzerinize, artık azap ve elem.)

 

Dediler: (Sen bu dini, atar atmaz ortaya,

Uğradı Semud kavmi, türlü türlü belaya.

 

Halbuki evvelce biz, rahat oturuyorduk.

Hiç böyle belalara, giriftar olmuyorduk.)

 

Salih aleyhisselam, buyurdu: (Hayır ve şer,

Allah'ın takdiri ve emriyle zuhur eder.

 

Yani her bir hadise, gelir Hak teâlâdan.

Lakin siz, bunlar ile olursunuz imtihan.)

 

O esnada bir vahiy geldi Salih Nebi'ye:

(Azap geleceğini, kavmine bildir) diye.

 

Salih aleyhisselam, toplıyarak kavmini,

Bildirdi o azabın, artık geleceğini.

 

Dedi: (Evlerinizde, üç gün daha kalınız.

Bu üç günün ilkinde, sararır suratınız.

 

İkinci gün kızarır, kararır üçüncü gün.

Ve helak olursunuz, dördüncüde topyekün.)

 

Semudlular dedi ki: (Bunları çok dinledik.  

Velakin o azaptan, bir işaret görmedik.

 

Yıllardır bir azapla, bizi korkutuyorsun.

Gelsin artık o azap, ne olacaksa olsun.)

 

Kâfirler, o gecenin sabahında kalktılar.

Bazı acayip haller görüp dona kaldılar.

 

Zira kalktıklarında o sabah yerlerinden,

Kanlar fışkırıyordu, devenin izlerinden.

 

Kızardı o ilk günü, hep ağaç yaprakları.

Ve yine kan kırmızı oldu kuyu suları.

 

Yüzleri de sapsarı olunca, o kâfirler,

Bunu, birbirlerine görüp haber verdiler.

 

Sonra, koşup sordular bunu Salih Nebi'ye:

(Bugünkü olanlara, ne diyorsun sen?) diye.

 

Salih aleyhisselam, buyurdu: (İşte bakın!

Bu, henüz ilk günüdür vadettiğim azabın.

 

Üçüncü gün sonunda, biliniz ki muhakkak,

Sizi helak edecek, azapla cenâb-ı Hak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan