|
06 - SALİH ALEYHİSSELAM
Onu imtihan ettiler
Salih aleyhisselam, bir
nice mucizeler,
Gösterdi, ama onlar yine
sihir dediler.
Son olarak, ölmüş bir
kimseyi diriltince,
Kâfirler, puthaneye koştu
telaş içinde.
En büyük putlarının,
karşısına geçtiler.
Hadiseyi anlatıp, (Nasıl
olur?) dediler.
O anda lain şeytan, girip
putun içine,
Dedi ki: (İnanmayın
Salih'in bu işine.
Onu gördüğünüzde, deyin ki:
Bize hemen,
Bir mucize göster ki,
inanalım gerçekten.)
Semudlular, sevinç ve neş'e
içinde tekrar,
Bayram yerine dönüp,
eğlenceye daldılar.
Ve Salih Peygamberi, ertesi
gün görünce,
Şeytanın dediğini,
söylediler hemence.
Buyurdu ki: (Bu kadar
mucizeler gördünüz.
Ne yazık ki, hâlâ var bunda
tereddütünüz.
Size, vahşi hayvanlar,
ağaçlar ve ölüler,
Peygamber olduğumu, açıkça
söylediler.
Bu kadar alametler kâfi
gelmedi mi ki,
Benden, başka mucize
istiyorsunuz peki?
İman etmeniz için, bunlar
yetmedi ise,
Daha ne isterseniz, yapayım
onu size?)
Dediler: (Yarın
bayram, toplanacak her kişi.
Sen de gel, o mecliste
halledelim bu işi.)
Nihayet bayram günü,
geldiğinde cümle halk,
Büyükçe bir meydanda,
toplandı tam olarak.
Reisleri Cenda da, yine o
toplantıda,
İpek elbiselerle, otururdu
tahtında.
Tam çıkmak üzereyken, Salih
aleyhisselam,
Hazret-i Cebrail de, geldi
ve verdi selam.
Âdem Safiyyullahın asasını
eline,
Verip, elbisesini giydirdi
üzerine.
Salih aleyhisselam, dua
edip bir müddet,
Kavmine varmak için, yola
çıktı nihayet.
Bir nice mucizeler zuhur
etti giderken.
Ağaçlar, ona karşı eğilirdi
hürmeten.
Kuşlar, başı üstünde, gölge
yapıyorlardı.
Hayvanlar, onun için dua
ediyorlardı.
Nihayet Salih Nebi, vasıl
oldu kavmine.
Davet etti onları, Allah'ın
hak dinine.
Dedi: (Ben peygamberim
size Allah katından.
İman edip kurtulun,
Allah'ın azabından.)
Reisleri dedi ki: (İsbat et
dediğini.
İmtihan edeceğiz, bu
hususta biz seni.
İstediğimiz şeyi,
getirirsen yerine,
Artık inanacağız, senin
nübüvvetine.
Şöyle ki, şu ilerde,
büyükçe bir kaya var.
Varalım hep birlikte, onun
yanına kadar.
Sen Rabbine dua et, Rabbin
de hemen o an,
Kızıl tüylü bir deve
çıkarsın o kayadan.
Dişi ve gebe olup, doğursun
çıkınca hem.
Yavrusunun rengi de,
benzesin ona aynen.
Sütü, yazın soğuk ve kışın
da sıcak olsun.
Fakir içince zengin,
hastalar şifa bulsun!)
|