|
06 - SALİH ALEYHİSSELAM
Çoğu inkâr ettiler
Salih Nebi, kavmini,
Allah'ın hak dinine,
Davet etti ise de,
inanmadılar yine.
Kendi kendilerine, dediler
ki o zaman:
(Salih de, bizim gibi
alelade bir insan.
Bize bir üstünlüğü yok iken
bu kişinin,
Biz, neden kendisine
uyalım, hem de niçin?
Hem sonra, nübüvvete layık
nice kimseler,
Varken, niçin bu kavme, o
oluyor peygamber?
Doğrusu, o kibirli ve
yalancıdır hatta.
Ona uymak, yanlış ve
deliliktir adeta.)
Salih aleyhisselam, buyurdu
ki: (Ey kavmim!
Beni, resul olarak gönderdi
size Rabbim.
Dünya nimetlerinin, içinde
yüzersiniz.
Size, bütün bunları, kim
veriyor dersiniz?
Allahü teâlâdır, bunları
size veren.
Öyleyse o Allah’a, iman
edin siz hemen.
O Allah'tan korkun ve bana
edin itaat.
Bana itaatınız, O'nadır
yine fakat.)
Dinledi Semud kavmi, onun
bu tebliğini.
Benimseyen olmadı lakin dediklerini.
Halbuki önceleri, çok
severlerdi Onu.
Bilirlerdi çok asil bir
kimse olduğunu.
Onları doğru yola çağırınca
ve lakin,
Çoğu düşman oldular,
kendisine o kavmin.
Dediler: (Bu sözlerle,
aldatarak o bizi,
Almak ister herhalde, mal-ü
emvalimizi.)
Bazısı da dedi ki: (Hayır,
öyle değildir.
Onun asıl maksadı, mal
değil, reisliktir.)
Lakin bazıları da, buna
etti itiraz.
Dediler ki: (Aklında, halel
var onun biraz.)
O ara, şeytan dahi vererek
bir vesvese,
Dedi ki: (Düne
kadar, bir çobandı o kimse,
Şimdiyse, birdenbire ne
oldu ki, o adam,
Küfür ve sapıklıkla ediyor
sizi itham?
Bütün putlarınızı, bir
kenara itiyor.
Görünmez bir mabud'a
tapmanızı istiyor.)
Bu vesvese ile de, gayet
hiddetlendiler.
Hemen Salih Nebi’nin
huzuruna geldiler.
Dediler: (Öyle şeyler
söylersin ki sen şu an,
Kabul edecek olsak, oluruz
hep perişan.
Çünkü başka bir dine bizi
çağırıyorsun.
Bunca mabudumuzu, hiç kabul
etmiyorsun.
Karışıklık çıkıyor senin bu
sözlerinle.
Kimden öğreniyorsun bu
sözleri sen böyle?
Görünmeyen o mabud, sana ne
söylemiştir?
Ve sana, o mabud’dan, bir
vahiy mi gelmiştir?
Halbuki farkın yoktur senin
asla bu halktan.
En iyisi, sen vazgeç
güttüğün bu dâvâdan.
Doğru söylüyor isen, o
takdirde sen bize,
Göster harikulade bir olay,
bir mucize.)
Salih aleyhisselam,
buyurdu: (Ey insanlar!
Size, kendiliğimden
söylemiyorum zinhar.
Mucizeye gelince, O yaratır
her şeyi.
Hiçbir şey yoktur O'nun
gücünün yetmediği.)
|