ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - HUD ALEYHİSSELAM

Zulümde yarışırlardı

 

Hûd aleyhisselamın tebliğine, Âdlılar,

İnanmayıp, hem onu istihzaya aldılar.

 

Dediler: (Peygambersen eğer ki kavmimize,

Rabbine dua et de, bir ceza versin bize.

 

Söyleyip duruyorsun, azap olacağını.

Rabbine dua et de, göndersin azabını.)

 

Hûd peygamber, onlara buyurdu ki: (Ey kavmim!

Size azap hak oldu, gönderir onu Rabbim.

 

Şimdi durup bekleyin, azabın gelmesini.

Ben dahi bekliyorum, sizinle inmesini.)

 

Hûd peygamber, kavmine, böylece uzun zaman,

Nasihat ettiyse de, inanmadı çok insan.

 

İman edenleri de, kâfirlerden korkarak,

Söyliyemiyorlardı, aşikare olarak.

 

Kavminin ekserisi, iman etmiyorlardı.

Üstelik alay edip, hem şöyle diyorlardı:

 

(Ey Hûd, hani bizlere vadettiğin o azap?

Ne oldu, getir artık onu bize der-akab.)

 

O da buyururdu ki: (O azap elbet gelir.

Ama onun vaktini, sadece Rabbim bilir.

 

Ben size, Rabbimizin elçisiyim diyorum.

Bana ne vahyettiyse, onu bildiriyorum.

 

Siz iman etmezseniz, o azap gelecektir.

Resulün vazifesi, ancak haber vermektir.)

 

Devamlı acıyarak ve yalvarırcasına,

Nasihat ediyordu, böylece Âd halkına.

 

Durmadan, usanmadan, hep tebliğ ediyordu.

(Gelin, inat etmeyin, iman edin!) diyordu.

 

Soy ve neseb olarak, o da aynı kavimden,

Olunca, anlıyordu onların her halinden.

 

Bilip ne hususlarda hassas olduklarını,

Ona göre yapardı, her gün nasihatını.

 

Ama azıtmaları, olduğundan pek fazla,

Hiç tesir etmiyordu onlara birşey asla.

 

Öyle dalmışlardı ki, küfür ve şirke hepten,

Uyandırmak çok güçtü onları bu gafletten.

 

Düne kadar, akıllı, zeki ve doğru sözlü,

Ve emin bildikleri bu mübarek Resulü,

 

Bugün, akılsızlık’la, itham ediyorlardı.

Ve ona inanmıyor, yalancı diyorlardı.

 

Ona tabi olarak, Allah'a iman etmek,

Bu nasipsiz kavime, güç geliyor idi pek.

 

Derlerdi ki: (Biz sana, asla inanmıyoruz.

Ve şu putlarımıza, ibadet ediyoruz.)

 

İman etmek isteyen, olsa da ona eğer,

Mani oluyorlardı, onlara da bu sefer.

 

Onun ile görüşmek isteyen kimseleri,

Şiddet ve zorbalıkla, gönderirlerdi geri.

 

Hûd Nebi, senelerce, bu güç şartlara rağmen,

Hakka davet ederdi, halkı mütemadiyen.

 

Onlar da, halka zulüm ve kötü işlerine,

Devam ediyorlardı küfür ve şirklerine.

 

Garib ve güçsüzlere, zulmederler ve hatta,

Bunda yarışırlardı o kâfirler adeta.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan