ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - HUD ALEYHİSSELAM

Git peygamber olarak

 

Hûd Nebi, çok güzeldi insanlar arasında.

Habibullahın nuru, parlıyordu alnında.

 

Daha küçüklüğünde, bir sesler duyuyordu.

Gaibden birileri, ona şöyle diyordu:

 

(Habibullah’a ait, mübarek nur-u Nebi,

Şimdi senin alnında parlıyor yıldız gibi.

 

Bütün putları kırıp ve küffarı öldürmek,

Sana müyesser olur bu ateşi söndürmek.)

 

O da, Nuh peygamberin dinine tabi idi.

O din üzre ibadet yapıyordu daimi.

 

Taşkınlık içindeyken insanlar fevkalade,

O, hayat sürüyordu onlardan farklı halde.

 

Hep doğruluğu ile, kavminde ün yapmıştı.

Emin lakabı ile, daha çok tanınmıştı.

 

Kavmi, küfür içinde yaşıyordu ama hep.

Bakıp üzülüyordu onlara bundan sebep.

 

Zira o insanlara, karşı gelemiyordu.

Üzülüyordu ama, birşey diyemiyordu.

 

Gayet sakin, yumuşak huylu idi o, ama,

Bir vakar ve heybete sahip idi daima.

 

Kırk yaşına gelince, Cibril aleyhisselam,

Allah'ın emri ile, geldi ve verdi selam.

 

Peygamber olduğunu bildirdi kendisine.

O, Rabbinin emriyle, başladı tebliğine.

 

Hak teâlâ, vahiyle buyurdu ki o vakit:

(Kalk, peygamber olarak, kavminin yanına git.

 

Korkma kendilerinden, tebliğdir senin işin.

Mucize yaratırım onlara senin için.

 

Onlara, bir dünyalık bahşettim ki bir nice,

Bu, nasip olmamıştı kimseye daha önce.

 

Zenginliğin yanında, uzun ömür, güç kuvvet,

Topraklarına dahi, verdim yümün, bereket.

 

Onlar, benim verdiğim rızıkları yiyorlar.

Lakin başkalarına ibadet ediyorlar.

 

Git, onları tevhide ve hak yola davet et.

De ki, Hak teâlâya edin yalnız ibadet.)

 

O gün de, bayram olup, hepsi toplanmışlardı.

Hûd Nebi emri alıp, hemen oraya vardı.

 

Halecan adlı biri, hükümdardı onlara.

Altın taht üzerinde otururdu o ara.

 

O anda Hûd Nebi’nin, işitildi gür sesi.

Bağırarak tevhide çağırırdı herkesi.

 

Diyordu ki: (Ey kavmim, putları terk ediniz.

Hak olan tek Allah'a ibadet eyleyiniz.

 

Taptığınız şu putlar, değildir mabud-u hak.

Yalnız Hak teâlâdır, ibadete müstehak.

 

Nuh kavmi de, şu cansız putlara tapındılar.

Lakin suda boğulup, toptan helak oldular.)

 

Reisleri Halecan, onun davet sesini,

İşitip, inkâr etti hemence kendisini.

 

Dedi: (Ey Hûd, kendini, sen ne zannediyorsun?

Bize sen, bu halinle akıl mı veriyorsun?

 

Peygamber olduğunu, biz kabul etmiyoruz.

Ve senin sözlerine, asla inanmıyoruz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan