|
05 - HUD ALEYHİSSELAM
Git peygamber olarak
Hûd Nebi, çok güzeldi
insanlar arasında.
Habibullahın nuru,
parlıyordu alnında.
Daha küçüklüğünde, bir
sesler duyuyordu.
Gaibden birileri, ona şöyle
diyordu:
(Habibullah’a ait, mübarek
nur-u Nebi,
Şimdi senin alnında
parlıyor yıldız gibi.
Bütün putları kırıp ve
küffarı öldürmek,
Sana müyesser olur bu ateşi
söndürmek.)
O da, Nuh peygamberin
dinine tabi idi.
O din üzre ibadet yapıyordu
daimi.
Taşkınlık içindeyken
insanlar fevkalade,
O, hayat sürüyordu onlardan
farklı halde.
Hep doğruluğu ile, kavminde
ün yapmıştı.
Emin lakabı ile, daha çok
tanınmıştı.
Kavmi, küfür içinde
yaşıyordu ama hep.
Bakıp üzülüyordu onlara
bundan sebep.
Zira o insanlara, karşı
gelemiyordu.
Üzülüyordu ama, birşey
diyemiyordu.
Gayet sakin, yumuşak huylu
idi o, ama,
Bir vakar ve heybete sahip
idi daima.
Kırk yaşına gelince, Cibril
aleyhisselam,
Allah'ın emri ile, geldi ve
verdi selam.
Peygamber olduğunu bildirdi
kendisine.
O, Rabbinin emriyle,
başladı tebliğine.
Hak teâlâ, vahiyle buyurdu
ki o vakit:
(Kalk, peygamber olarak,
kavminin yanına git.
Korkma kendilerinden,
tebliğdir senin işin.
Mucize yaratırım onlara
senin için.
Onlara, bir dünyalık
bahşettim ki bir nice,
Bu, nasip olmamıştı kimseye
daha önce.
Zenginliğin yanında, uzun
ömür, güç kuvvet,
Topraklarına dahi, verdim
yümün, bereket.
Onlar, benim verdiğim
rızıkları yiyorlar.
Lakin başkalarına ibadet
ediyorlar.
Git, onları tevhide ve hak
yola davet et.
De ki, Hak teâlâya edin
yalnız ibadet.)
O gün de, bayram olup,
hepsi toplanmışlardı.
Hûd Nebi emri alıp, hemen
oraya vardı.
Halecan adlı biri,
hükümdardı onlara.
Altın taht üzerinde
otururdu o ara.
O anda Hûd Nebi’nin,
işitildi gür sesi.
Bağırarak tevhide çağırırdı
herkesi.
Diyordu ki: (Ey kavmim,
putları terk ediniz.
Hak olan tek Allah'a ibadet
eyleyiniz.
Taptığınız şu putlar,
değildir mabud-u hak.
Yalnız Hak teâlâdır,
ibadete müstehak.
Nuh kavmi de, şu cansız
putlara tapındılar.
Lakin suda boğulup, toptan
helak oldular.)
Reisleri Halecan, onun
davet sesini,
İşitip, inkâr etti hemence
kendisini.
Dedi: (Ey Hûd, kendini, sen
ne zannediyorsun?
Bize sen, bu halinle akıl
mı veriyorsun?
Peygamber olduğunu, biz
kabul etmiyoruz.
Ve senin sözlerine, asla
inanmıyoruz.)
|