|
05 - HUD ALEYHİSSELAM
Putlar ilah olamaz
Kuvvetlendirmek için Nuh
nebi'nin dinini,
Gönderdi Âd kavmine, Allah
bu Nebi’sini.
Hûd’un lügat manası,
yumuşaklık demektir.
Sakinlik, sulh ve sükun
manasına da gelir.
Hûd Nebi, Âd kavminin
yaşadığı yer olan,
Ahkaf denen bölgede, yaşadı
uzun zaman.
Ve babası Abdullah,
görmüştü ki bir rüya,
Sırtından nur şulesi
yükseliyor havaya.
Sonra da, kendisine denildi
ki gaibten:
(Ey Abdullah, haydi kalk,
amca kızınla evlen!)
Uyanıp, amcasına gidiverdi
aynı gün.
Kızını istedi ve evlenip
yaptı düğün.
Bu iki mümtaz şahsın
evlenmeleri ile,
Dünya nura kavuştu, nihayet
Hûd Nebi’yle.
Hamile olduğunda, annesi bu
oğluna,
Canlı cansız her nesne,
müjdeler verdi ona.
O sabah kalktığında,
yeşermişti ağaçlar.
Her yere, birden bire,
gelmişti sanki bahar.
Ağaçlarda, her çeşit
meyveler oldu hasıl.
O diyar, bir bolluğa
kavuşmuştu velhasıl.
O gece, Âd kavminden herkes
duydu şu sesi:
(Ey insanlar, yakındır
Hûd'un teşrif etmesi.
Ona iman etmekte, tereddüt
etmeyiniz.
Helake uğrarsınız aksi
halde hepiniz.)
Nihayet tamam oldu
hamilelik müddeti.
Ve bir Cuma gecesi, dünyaya
teşrif etti.
O beldede yaşıyan
insanları, aniden,
Korku ile karışık, titreme
aldı birden.
Önce anlamadılar bunun ne
olduğunu.
Sonra, Hûd peygamberin,
duydular doğduğunu.
Hemen birbirlerine verdiler
ki bir haber:
(Büyüyünce, bu olur
herhalde bir Peygamber.
Zira onun halleri, çok
farklı her insandan.
Dikkatli olmalıyız, ona
karşı her zaman.)
Onun, ana rahmine düştüğü
günden beri,
Görülürdü her zaman
fevkalade halleri.
Herkesten farklı idi yine
çocukluğunda.
Seçkin insanlardı hep,
nesebi ve soyu da.
Devrin insanlarının, en
güzel yüzlüsüydü.
Akıl bakımından da, yine en
üstünüydü.
Namaz kılıyordu ki, bir gün
kendi kendine,
Annesi, merak ile sordu ki:
(Oğlum bu ne?
Sen bu ibadetini, kim için
yapıyorsun?
Kime kulluk ediyor, kime
yalvarıyorsun?)
Dedi ki: (Seni, beni,
her mahluku halkeden,
Allahü teâlâya, ibadet
ederim ben.)
Annesi hayret edip, dedi
ki: (Her insanın,
Taptığı şu putlara, ibadet
yapmaz mısın?)
Dedi ki: (Anneciğim, o
put dediğin şeyler,
Kimseye, ne bir fayda, ne
zarar veremezler.
Bu putlar cansız olup, ya
taştır, ya da tahta.
Bunlar layık olur mu,
ibadet ve taata?
İbadete müstehak, bir tane
ilah vardır.
O, her şeyi yaratan, Allahü
teâlâdır.)
|