|
01 - ÂDEM ALEYHİSSELAM
Vefatı
Rivayet edilir ki, Âdem
aleyhisselam,
Bu dünyadaki yaşı, beşyüz
olmuştu ki tam,
Hak teâlâ, Cibril'i
gönderip kendisine,
Peygamber yaptı o'nu,
evladı üzerine.
Cibril'le kırk sahife,
gönderip cenâb-ı Hak,
Domuz ile şarabı, kıldı
haram ve yasak.
Farz kıldı elli vakit
namaz kılmalarını.
Oruç ve cenabetten gusül
almalarını.
Vakta ki vasıl oldu,
dünyada yaşı bin’e,
Hastalanıp, göç etti
ahiret alemine.
Henüz vefat etmeden, Şit
adlı evladını,
Çağırıp, yaptı o'na en son
nasihatını.
Buyurdu ki: (Ey oğlum,
alnında parlayan nur,
Muhammed Mustafa'ya mahsus
olan bir nurdur.
Bu nuru muhafaza etmeye
eyle gayret.
Ve bunu, en pakize bir
hanıma teslim et.
Bu hususta, pek fazla
dikkat göstermelisin.
Sen de, çocuklarına
vasıyyet etmelisin!)
Sonra dedi: (Ey oğlum,
yaklaşıyor ecelim.
Benden sonra yerime,
halifem ol sen benim.
Gayret eyle yaymaya,
Allah’ın bu dinini.
Unutma Rabbimizin Sevgili
Habibini.)
Bu vasıyyeti yapıp,
buyurdu ki: (Ey oğlum!
Cennetin zeytinini, çok
arzu ediyorum.)
Şit aleyhisselam da,
giderek Tur dağına,
Ellerini kaldırıp,
yalvardı Allah’ına.
Şu nidayı duyurdu, o'na
Rabbil alemin:
(Koy çanağı önüne,
verilsin istediğin.)
Koydu o çanağını önüne bu
emirle.
Doldu gayb aleminden,
çanağı Zeytin ile.
Âdem aleyhisselam, yiyince
o zeytini,
Rabbimiz verdi o'na,
önceki sıhhatini.
Bir müddet sonra yine, bir
daha hastalandı.
Cennet yemişlerini, bu
sefer arzuladı.
Gönderdi evladını,
getirmeleri için.
Onlar yola çıkarak,
gidiyorlardı, lakin,
Gördüler ki, bir gurup
melekler geliyorlar.
Hazret-i Âdem için “kefen”
getiriyorlar.
Melekler dediler ki:
(Hemen geri dönünüz!
Babanıza, Cennetten kefen
getiriyoruz.)
“Peki” deyip, oradan
elleri boş döndüler.
Melekleri, Âdem'in
huzurunda gördüler.
Âdem aleyhisselam,
konuşurken Cibril'le,
Girdi ve selam verdi,
Azrail edeb ile.
Dedi ki: (Hak teâlâ, sana
selam ediyor.
Seninçün evladına, baş
sağlığı diliyor.)
O anda bir ses duydu:
(Yukarı bak ya Âdem!)
Yukarı baktığında, Cenneti
gördü o dem.
Gösterdi Allah o'na,
Cennetteki yerini.
Gördü o, çeşit çeşit
Cennet nimetlerini.
O anda melekül mevt,
yaklaşarak yanına,
Kavuşturdu bir anda,
canını Cânân'ına.
Cibril aleyhisselam,
giydirdi bir gömleği.
Şit aleyhisselama, öğretti
gasl etmeyi.
Yıkayıp, kefenleyip,
kıldılar namazını.
Ebu Kubeys dağına, defn
ettiler naşını.
|