|
01 - ÂDEM ALEYHİSSELAM
Önce toprak idi
Yaratmak dileyince Âdem’i
Hak teâlâ,
Şöyle ferman buyurdu,
yeryüzüne evvela:
(Ben, insan halk etmeyi
diledim ki topraktan,
Bir kısmı muti olur,
bazısı eder isyan.
İtaat edenlere, Cennet
olur mükâfat.
Asiler, Cehennemde azaba
düşer fakat.)
Yeryüzü, bunu duyup arz
etti ki: (Ya Rabbi!
Bu, itaatkârlara büyük
ihsan tabii.
Lakin isyan edenler,
Cehennem ateşine,
Girerse, dayanamam azab
çekmelerine.)
Emretti Hak teâlâ,
Cebraile o zaman.
(Ya Cebrail, bir miktar
toprak al getir Arz'dan.)
Cibril, yere inerek,
alacaktı ki toprak,
Yeryüzü, feryat figan
eyledi ağlıyarak.
Dedi ki: (Bu gün benden,
hiç toprak alma sakın.
İsyan edip, azaba düşerler
sonra yarın.
Benim sebebim ile,
girmesinler günaha.
Benden toprak almandan,
sığınırım Allah’a.)
Cebrail, acıyarak bu
feryadına Arz'ın,
Hemen döndü geriye, hiç
toprak almaksızın.
Dedi ki: (Ya ilahi, her
şey malum zatına.
Toprak almadığımdan,
sığındım ben de sana.)
Hak teâlâ bu sefer,
emretti Mikaile.
O dahi yeryüzüne indi bu
gaye ile.
O da, yerden bir miktar
toprak alacağı an,
Yeryüzü, ona dahi eyledi
feryat, figan.
O da toprak almadan,
geriye döndü yine.
Aynı özrü, o dahi beyan
etti Rabbine.
Bu sefer İsrafile verdi
Allah bu emri.
O da, aynı sebepten eli
boş döndü geri.
Emretti en sonunda,
hazret-i Azraile.
O dahi yeryüzüne indi bu
gaye ile.
Yeryüzü, ettiyse de Ona da
öyle feryat,
O'nun yalvarmasına, şöyle
dedi o fakat:
(Allah’a sığınırsın, sen
az toprak vermekten.
Ben dahi sığınırım, O'na
karşı gelmekten.)
Ve sonra, her kıt'adan
Toprak alıp getirdi.
Taif-Mekke arası bir yere
biriktirdi.
Yeryüzü, Azraile edince
feryat, figan,
Ona, Hak teâlâdan geldi
şöyle bir ferman:
(Ey Arz, sakın üzülme az
toprak verdiğine.
İade edeceğim onu ben sana
yine.
Şu cansız, siyah renkli
toprağını alırım.
Beyaz tenli, ay yüzlü
insanlar yaratırım.
Onlar, senin üstünde
yaşarlar belli müddet.
Ölüp, tekrar içine
girerler en nihayet.)
Azrail'in aldığı
topraklar, o mahalde,
Kırk arşınlık bir yığın
olup kaldı bu halde.
Bu topraklar, dünyanın
türlü noktalarından,
Alınıp, bir araya gelmiş
olduklarından,
İnsanlar da, dünyada,
çeşitli renklerdedir.
Hem dahi türlü türlü huy
ve tabiattedir.
Bu toprak yığınının
üstüne, cenâb-ı Hak,
Kırk gün yağmur yağdırdı,
aralıksız olarak.
Yağdı Gam denizinden, otuz
dokuz gün gece.
Ferahlık denizinden, bir
gün yağdı sadece.
Bunun için insanın kederi,
sevincinden,
Fazla olur daima, sual yok
hikmetinden.
|