ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MUCİZELERİ

Ağacın şehadeti

 

Abdullah ibni Ömer şöyle anlatır ki: (Biz,

O Server’le bir yere gidiyorduk ikimiz.

 

Yolda bir köylü ile karşılaştık bu defa.

Ona sual etti ki: (Ey köylü ne tarafa?)

 

(Evime gidiyorum) deyince, sordu hemen:

(Hayırlı bir iş yapmak ister misin peki sen?)

 

Köylü, merak içinde sordu ki: (O iş nedir?)

Buyurdu: (Allah'a ve bana iman etmendir.

 

Yani Allah'tan başka ilah olmadığına,

Muhammed’in de Onun Resulü olduğuna,

 

Şehadet getirip de, eğer iman edersen,

En hayırlı bir işi işlemiş olursun sen.)

 

Köylü sual etti ki: (Şahidin var mı buna?)

Buyurdu: (Elbette var, yeter ki inan bana.

 

Mesela şu ilerde gördüğün ağaç dahi,

Buna şehadet edip, inanır bizatihi.)

 

Velhasıl Resulullah buyurup böyle ona,

O ağaca seslenip, çağırdı huzuruna.

 

Ağaç, derhal bir sağa, bir sola eğilerek,

Çıkıp geldi Resulün yanına yürüyerek.

 

Kelime-i şehadet getirip sonra yine,

Geri dönüp, tekrardan giriverdi yerine.

 

Köylü şahit olunca bu hale bizatihi,

Şehadeti söyleyip iman etti o dahi.)

 

Ve yine İbni Fürek nakleder ki şöylece:

(O server, karanlıkta yürüyordu bir gece.

 

O zaman Taif'te ve harpte bulunuyorduk.

Cümle Eshab-ı kiram uykusuz ve yorgunduk.

 

Peygamber-i zişan da, yorgunluktan bir nice,

Mübarek gözlerini zor açardı o gece.

 

İşte böyle uykusuz vaziyette giderken,

Karanlıkta, önüne bir ağaç çıktı birden.

 

Tam çarpacak idi ki, o ağaç birdenbire,

Yukardan aşağıya ayrıldı tam ikiye.

 

Onların arasından geçip gitti o Server.

O ağaç, o haliyle kaldı uzun seneler.)

 

Enes bin Malik dahi nakleder ki: (O Server,

Bir avuç çakıl taşı aldı yerden bir sefer.

 

O mübarek avcuna girer girmez o taşlar,

Kendi lisanlarıyla bir zikre başladılar.

 

Sonra döktü hazret-i Ebu Bekr'in eline.

Onun elinde dahi zikretti onlar yine.

 

Sonra başka Eshabın ellerine verdiler.

Fakat başkalarında artık zikretmediler.)

 

Hazret-i Abbas dahi, diyor ki: (Fahr-i cihan,

Bana ve evladıma dua etse ne zaman,

 

Kapı eşikleriyle duvarlardan, ekseri,

İşitirdik hepimiz, (Âmin! Âmin!) sesleri.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan