ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MUCİZELERİ

Resulullahın kabri içinde, mübarek vücuduna temas eden topraklar, kainattaki her şeyden, hatta Kâbe’den, Arş’tan ve Cennetlerden daha kıymetlidir.  

 

Güneş yerinde durdu

 

Bir gün Peygamberimiz, bulunurken evinde,

Hazret-i Ali dahi var idi hizmetinde.

 

O esnada Resule, geldi Cibril-i emin.

Bir vahiy göndermişti Ona Rabbil âlemin.

 

Mübarek başlarını, vahyin ağırlığından,

Aliyyül Mürteza'nın dizine koydu o an.

 

Vakit ikindi olup, güneş batana kadar,

Mübarek başlarını hiç kaldıramadılar.

 

Rahatsız olmasınlar diye Peygamberimiz,

Hazret-i Ali dahi bekledi hareketsiz.

 

İkindi namazını kılmamıştı ki hatta,

Mecburen ima ile namazı etti eda.

 

Lakin Resulullah'ın geçer geçmez o hali,

Sordu: (Kılabildin mi ikindiyi ya Ali?)

 

Resulün sualine, o da cevap olarak,

Dedi ki: (Kılabildim ima'yla oturarak.)

 

Güneş batmak üzere idi ki o sıra tam,

Üzüldü bu duruma Resul aleyhisselam.

 

Güneşe, eli ile bir işaret buyurdu.

Güneş tam batıyorken, olduğu yerde durdu.

 

Kıldı hazret-i Ali namazı yine tekrar.

Bekledi güneş onu, selam verene kadar.

 

Sahabe-i kiramdan Cabir bin Abdullah da,

Anlatır ki: (Bir fakir geldi Resulullah'a.

 

Zahire talep etti Resulden o fakir zat.

Bir miktar buğday verdi ona Fahr-i kainat.

 

Fakir döndü evine sonra o zahireyle.

Ekmek yapıp yediler, onu misafiriyle.

 

Sonradan azalmamış görünce buğdayını,

Merak edip tarttı ki, miktarı yine aynı.

 

Şaşırıp, geldi hemen Resulün hanesine.

Gördüğü garipliği arz etti kendisine.

 

Peygamber Efendimiz dinledi o kimseyi.

Buyurdu: (Tartmasaydın eğer o zahireyi,

 

Siz onu senelerce hep yiyecektiniz de,

Yine bitmeyecekti o buğday evinizde.)

 

Yine Enes bin Malik hazretleri de bir gün,

Mübarek huzuruna gelmiş idi Resulün.

 

Koltuğunun altında ekmek vardı gayet az.

Onu, Resulullah'a götürüp eyledi arz.

 

Peygamber-i zişan'ın mübarek huzurunda,

Eshaptan seksen kişi bulunurdu o anda.

 

Eshab-ı soffa denen kimselerdi ki onlar,

Yemek bulamazlardı onlar çoğu zamanlar.

 

O bir parça ekmeği, Resulullah bu kere,

Bölüp dağıtıverdi, tek tek ordakilere.

 

Seksen kişi yediler o bir parça ekmeği.

Üstelik o kadarla, doydular gayet iyi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan