ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MUCİZELERİ

Zarar yapamadılar

 

Mugire oğulları kabilesinden biri,

Öldürmek istemişti Sevgili Peygamberi.

 

Kendisini arayıp, buldu tenha bir yerde.

Arkasından, sessizce yaklaştı pek ziyade.

 

Tam saldıracaktı ki, görmez oldu gözleri.

Göremedi bir türlü Sevgili Peygamberi.

 

Sesini işitiyor, göremiyordu fakat.

Zira iki gözü de kör olmuştu o saat.

 

Şeybe bin Osman dahi, iman etmeden önce,

Allah'ın Resulüne düşman idi bir nice.

 

Müşrik saflarındaydı hatta o Huneyn günü.

Hep takip ediyordu Allah'ın Resulünü.

 

Babası ve amcası öldürülmüştü zira.

İntikam alacaktı Resulden aklı sıra.

 

Nihayet tenha yerde, gördü Onu bir zaman.

Öldürmek maksadıyla, yaklaştı arkasından.

 

Tam vuracak idi ki kılıcını, o ara,

Vaz geçip, hızla kaçtı oradan uzaklara.

 

Sebebi sorulunca, dedi: (Tam vuracaktım.

O anda şiddetli bir ateş gördüm ve kaçtım.

 

Eğer Ona vursaydım, yanardım o ateşte.

Çok acele kaçmamın sebebi budur işte.

 

Buna rağmen O bana, yine edip merhamet,

Kaçtığımı görünce, yanına etti davet.

 

Ve mübarek elini, göğsüme koydu benim.

O anda kendisini, herşeyden fazla sevdim.

 

Az önce düşmanımken, dost oldu bana o an.

Ve Ona, bin can ile oldum aşık ve hayran.

 

Bana buyurdular ki: (Haydi gel, bana yaklaş.

Sen dahi bizim safta, düşmana karşı savaş.)

 

(Peki) deyip, Resulle gelip omuz omuza,

Kâfirlere, şiddetle geçtim bir taarruza.

 

O sırada karşıma çıksaydı babam dahi,

Yine de hiç dinlemez, öldürürdüm Vallahi.)

 

Fudale bin Amr dahi, anlatır ki şöylece:

İmana gelmemiştim Mekke fethinden önce.

 

Hatta Resulullah'a düşmanlık besliyordum.

Onu, tenha bir yerde öldürmek istiyordum.

 

Arayıp, kendisini buldum tavaf ederken.

Tam fırsattır diyerek, yaklaştım Ona hemen.

 

Eteğimin altında, gizli idi kılıcım.

O anda kendisine büyüktü kin ve hıncım.

 

İyice yaklaşınca, bana bakıp O derhal,

(Hey, sen Füdale misin?) diyerek etti sual.

 

Ben de (Evet) deyince, yine sual etti ki:

(Doğru söyle, şu anda ne düşünürsün peki?)

 

Ben, (Hiç bir şey) deyince, gülümsedi o zaman.

Mağfiret talep etti, benim için Allah'tan.

 

Ve mübarek elini, göğsüme koydu benim.

O anda kendisini, herşeyden fazla sevdim.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan