ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MUCİZELERİ

Kuş ve ayakkabı

 

Bir gün Peygamberimiz, abdest aldı sahrada.

Ve ayakkabısını giyeceği sırada,

 

Yukardan bir kuş gelip, bir tanesini aldı.

Ve o ayakkabıyla birlikte havalandı.

 

Resulullah o kuşa bakıyorken, bu kere,

Ayakkabı içinden bir yılan düştü yere.

 

Sonra da o pabucu, kuş getirip tekrardan,

Aldığı yere koyup, uzaklaştı oradan.

 

Yine Peygamberimiz, gazalarda, çöllerde,

Bilhassa tehlikeli zaman ve mahallerde,

 

Kendini muhafaza etmek için düşmandan,

Bekçi ve muhafızlar koyardı çoğu zaman.

 

Ne zaman ki bir âyet inince o Server’e,

Artık lüzum kalmadı muhafız kimselere.

 

Zira buyuruldu ki o ayette mealen:

(Seni, Allah hıfzeder insanların şerrinden.)

 

Yine Resulullah'ın mübarek bedenine,

Değen bir şey, yanmazdı, ateşe girse bile.

 

Ve nitekim Enes bin Malik’in bir mendili,

Vardı, Resulullah'ın hediye eylediği.

 

O mendil kirlenince, ateşe atıyordu.

Kirleri temizlenip, kendisi yanmıyordu.

 

Selman-ı Farisi de, önce mecusi iken,

Sonunda iman edip, oldu sahabilerden.

 

O der ki: Bir isevi âlimi, bana bir gün,

Şu üç alametini bildirmişti Resulün:

 

(Sadaka almaz ama, kabul eder hediye.

Sırtında bir ben vardır, mühr-ü nübüvvet diye.)

 

Ben bunu öğrenince, bir miktar hurma aldım.

Gidip, Resulullah'ın huzurlarına vardım.

 

Dedim: (Bu sadakadır, lütfen kabul ediniz.

Arkadaşlarınızla beraberce yiyiniz.)

 

Eshabını çağırıp, buyurdu: (Yiyin bundan.)

Ve lakin hiç yemedi kendisi o hurmadan.

 

Bu, birinci delildi Peygamber olduğuna.

Az hurma daha alıp, vardım huzurlarına.

 

O bir avuç hurmayı çıkarıp takdim ettim.

Dedim ki: (Bu hurmalar, hediyedir efendim.)

 

Çağırdı Sahabeyi huzuruna bu sefer.

Ve yedi kendisi de Eshabiyle beraber.

 

Yirmibeş tane idi o hurmalar vallahi.

Çekirdekleri saydım, fazlaydı bin’den dahi.

 

Ertesi gün, Resulün yanına gittim yine.

O ise gidiyordu bir mevtanın defnine.

 

Mühr-ü nübüvveti’ni görmekti arzum o gün.

Bu niyetle yanına yaklaştım o Resulün.

 

Muradımı anlayıp, kaldırdı gömleğini.

Görmekle şereflendim Mühr-ü nübüvvetini.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan