ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Webb

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MUCİZELERİ

Ağaçlar selam aldı

 

Abdullah bin Abbas’ın annesini, o Server,

Görerek, kendisine verdi şöyle bir haber:

 

Buyurdu ki: (Ey hatun, çok yakında senin bir,

Oğlun olacaktır ki, doğunca bana getir.)

 

Çok geçmeden bir oğlu olmuştu hakikaten.

Alıp, Resulullah'a getirdi onu hemen.

 

Resulullah, çocuğu aldı ondan severek.

Buyurdu: (Halifeler babasıdır bu bebek.)

 

Buna vakıf olunca hazret-i Abbas dahi,

Gitti Resulullah'ın yanına bizatihi.

 

Dedi: (Ya Resulallah, oğlumuzun hakkında,

Halifeler babası dediniz mi yakında?)

 

Buyurdu ki: (Ya Abbas, söyledim öyle, evet.

Çünkü halifelerin babasıdır o elbet.)

 

Velhasıl Resulullah nasıl buyurdu ise,

Hakikaten aynıyle vuku buldu hadise.

 

Abbasi devletinin zira her halifesi,

Abdullah bin Abbas’ın soyundan geldi hepsi.

 

Yine nakledilir ki Aliyyül Mürteza’dan:

Çağırdı Resul beni huzuruna bir zaman.

 

Ve bana buyurdu ki: (Ya Ali, bin devene.

Zira kadı olarak gideceksin Yemen'e.)

 

Dedim: (Ya Resulallah, baş üstüne ve lakin,

Bu hususta, size bir arzı var bu fakirin.

 

Şöyle ki, görmüyorum kendimi buna ehil.

Zira henüz çok gencim, ilmim de kâfi değil.)

 

O zaman Resulullah, mübarek elleriyle,

Göğsümü sıvazlayıp buyurdular ki şöyle:

 

(Ya rabbi, sen Ali'ye ihsan et ilim, hikmet.

Ve bu vazifesinde ver ona tam ehliyet.)

 

Sonra da saadetle buyurdu ki: (Ya Ali!

Haydi git, zira seni bekliyor o ahali.

 

Müslüman olmayanlar varsa da içlerinde,

Onlar da iman eder, seni gördüklerinde.

 

Ya Ali, sen Yemen'e varmadan biraz evvel,

Bir tepe üzerinden geçeceksin muhtemel.

 

O tepeye varınca, görürsün ki o ara,

İnsanlar, senin için dökülmüşler yollara.

 

O zaman nida et ki: Ey ağaçlar, ey taşlar!

Allah'ın Resulünün size selamları var.)

 

(Baş üstüne) diyerek çıktı yola velhasıl.

Buyurulan tepeye nihayet oldu vasıl.

 

Resulün selamını söyleyince o dağda,

Bir anda kopuverdi bir uğultu, dağdağa.

 

Ne kadar taş ve ağaç var ise dağda eğer,

Resulün selamını aldılar hep beraber.

 

Kâfirler görür görmez Ondan bu kerameti,

Derhal iman ettiler, getirip şehadeti.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan