|
34 - GÜZEL AHLAKI
Resulullahın şefkati
Allah'ın Resulüne komşu
bir kadın vardı.
Gayetle fakir olup,
yokluk ile yaşardı.
Bir gün, küçük kızıyla
haber salıp Resule,
Giymek için, elbise
istedi bu suretle.
O Server, gömleğini
çıkarıp üzerinden,
O gelen çocuk ile,
gönderdi ona hemen.
Namaz vakti, bu yüzden
gidemedi mescide.
Eshap
bunu işitip, çok üzüldü
hepsi de.
Derhal hazret-i Ali
giderek huzuruna,
Dedi: (Ya Resulallah,
çok üzgün Eshap buna.
Yanımda, sekiz dirhem
ödünç para var yalnız.
Yarısını vereyim, bir
elbise alınız.)
O Server, dört dirhemi
alarak hemen ondan,
Elbise almak için,
çarşıya çıktı o an.
İki dirhemi ile alarak
bir elbise,
Dönerken, yol üstünde
gördü a’ma bir kimse.
Hem de yoktu üstünde ne
elbise, ne gömlek.
Şöyle dua ederdi gözleri
görmeyerek:
(Kim bana, Allah için
bir gömlek verir ise,
Allah da ona versin
Cennette bir elbise.)
Aldığı elbiseyi verdi
a’ma adama.
Elbiseyi eline alır
almaz o a’ma,
Misk ve amberden dahi
güzel koku duyarak,
Şöyle dua eyledi Rabbine
yalvararak:
(Bu gömlek sahibinin
hürmetine ilahi!
Aç benim a’ma olan iki
gözümü dahi.)
Hemen açılıverdi iki
gözü anında.
Baktı ki, Resulullah
durmaktadır yanında.
Allah'ın Peygamberi,
oradan dönüp yine,
Kalan iki dirhemle vardı
pazar yerine.
Bir dirhemle elbise alıp
geri dönerken,
Gördü bir kızcağızı,
oturmuş ağlar iken.
Niçin ağladığını sorunca
kendisine,
Arz etti kız derdini
Allah'ın Resulüne.
Dedi: (Hizmetçisiyim,
bir yahudi kişinin.
Bulunurum yanında, her
türlü hizmet için.
Bana bir dirhem verip,
şişe ve yağ al dedi,
Şişe düştü elimden, hem
şişe, hem yağ gitti.)
Resul, son dirhemini
verip kızın eline,
Buyurdu ki:
(Onları al da götür
evine.)
Kız dedi: (Çok geç oldu,
burada çok eylendim.
Bu saatte gidersem,
döver beni efendim.)
Buyurdu ki:
(Hiç korkma, ben de
gelip evine,
Seni dövmemesini
söylerim efendine.)
Varıp, o yahudiyi gördü
evde geç saat.
Ve (Kızı dövme!)
diye, istirham etti
bizzat.
Yahudi, kapısında Resulü
gördüğü an,
Şehadeti söyleyip,
eyledi derhal iman. |