ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - GÜZEL AHLAKI

Yetim sevindirmek

 

On yaşında bir çocuk, zamanı saadette,

Kaybetti babasını kâfirlerle bir harpte.

 

Adı Abdullah olup, çok mahzun hali vardı.

Oynayan çocuklara, bakar bakar ağlardı.

 

Peygamber Efendimiz, geçiyorken o yerden,

Abdullah’ı gördü ve yaklaştı ona hemen.

 

Buyurdu: (Evladım sen, niçin oynamıyorsun?

Ve niçin bir kenara çekilmiş ağlıyorsun?)

 

Dedi ki: (Şehid oldu bir cenkte benim babam.

Bu yüzden onlar gibi sevinip oynayamam.)

 

Resulullah, şefkatle sordu ki ona yine:

(Sen kardeş olur musun Hasan ve Hüseyin'e?)

 

Çocuk (Evet) deyince, sordu ki sonra şunu:

(İster misin olasın Peygamberin torunu?)

 

Sevinip, (Çok isterim) deyince de Abdullah,

O zaman buyurdu ki yetime Resulullah:

 

(Ey Abdullah, öyleyse torunumsun sen benim.

Haydi gel, tut elimden, bizim eve gidelim.)

 

Abdullah, o Server'in bir elinden tutarak,

Yürüdü Onun ile çok sevinçli olarak.

 

Sevgili Peygamberin evinde çok mutluydu.

Yetimliği unutmuş, artık ağlamıyordu.

 

Sonra güzel bir kaftan giyinip üzerine,

Resulden izin alıp, geldi oyun yerine.

 

Lakin ağlamıyor ve sevinçten hopluyordu.

(Ben, Peygamberimizin torunuyum) diyordu.

 

Çocuklar, Abdullah'ın yanına seğirterek,

Ona şöyle dediler çok gıbta eyleyerek:

 

(Ey Abdullah, bizler de keşke yetim olsaydık.

Kavuştuğun şerefe biz dahi kavuşsaydık.)

 

Hazret-i Aişe de anlatır ki şöyle hem:

Benimle otururdu bir gece Fahr-i âlem.

 

Başını, kucağıma koyuverdi bir ara.

Ben (Ay)a bakıyordum, O ise (Yıldızlar)a.

 

Resulün nur cemali, dolunaya nazaran,

Daha parlak ve nurlu göründü bana o an.

 

Kendimi tutamayıp, ağlamaya başladım.

Damladı nur yüzüne, iki damla gözyaşım.

 

O zaman buyurdu ki o Resul-i mücteba:

(Ya Aişe, ne için ağlıyorsun acaba?)

 

Dedim: (Ya Resulallah, Ay'a baktım ve lakin,

Ay’dan nurlu göründü, bana senin cemalin.

 

Senin güzelliğini görmekten mahrum olan,

Kimseleri düşünüp, ağlıyorum ben şu an.)

 

Allah'ın Peygamberi buyurdu: (Doğru dersin.

Ve lakin bu hususta niçin hayret edersin?

 

Zira ay ve güneşin nurunu da evvela,

Bil ki, benim nurumdan yarattı Hak teâlâ).

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan