|
34 - GÜZEL AHLAKI
Ben hükümdar değilim
Peygamber Efendimiz
mütevazı idi pek.
Ayrıca çok heybetli ve
sevimliydi gayet.
Kendisi mütevazı
davranmasaydı eğer,
Rahat oturamazdı yanında
hiç kimseler.
Bir gün, bir kimse geldi
Allah’ın Resulüne.
Terlemeye başladı
baktığında yüzüne.
Onun sıkıldığını görünce
Resul hemen,
Buyurdu ki:
(Sıkılma, hükümdar
değilim ben.
Ben, kurumuş et yiyen
bir kadının oğluyum.
Herkes gibi yer içer,
yorulup otururum.)
İşitince Resulün o böyle
dediğini,
Korkusu zail olup,
açabildi derdini.
Kapıcısı, bekçisi
bulunmazdı ayrıca.
Herkes, gelip derdini
anlatırdı rahatça.
Öyle haya sahibi idi ki
Resul yine,
Konuştuğu kimsenin,
bakmazdı hiç yüzüne.
Allahü teâlâdan çok
fazla korkuyordu.
(En fazla korkanınız,
benim)
buyuruyordu.
Ve buyurur idi ki:
(Benim gördüğümü, siz,
Görseydiniz, çok ağlar,
gayet az gülerdiniz.)
Havada bulut görse, der
idi ki derakap:
(Ya rabbi, bu bulutu
gönderme bize azap.)
Ve yine kuvvetli bir
rüzgar esince dahi,
Derdi:
(Bize hayırlı rüzgar ver
ya ilahi!)
Gök gürleyince ise,
derdi ki yalvararak:
(Ya rabbi, azabınla
eyleme bizi helak.)
O server, bu dünyaya
vermedi asla gönül.
Bu faniye, zerrece
eylemedi temayül.
Allah, (İste vereyim)
buyurdu kendisine.
O, dünya servetini
istemedi hiç yine.
Mirac'da,
Cennetlere girip gezdi o
kadar.
Lakin o nimetlere etmedi
tek bir nazar.
Hiç doyuncaya kadar
yediği görülmedi.
Ekmeğine sirkeyi katık
eder ve yerdi.
Bazan da hurma yahut,
yalnız zeytinyağını,
Katık edip yiyerek,
doyururdu karnını.
Hiç katıksız yer idi
ekmeğini bazan da.
Zira bulamıyordu onu
çoğu zaman da.
Evinde, iki üç ay, hiç
yemek pişmediği,
Ve olurdu sadece, süt ve
hurma yediği.
Vefat ettiği zaman,
zırhı, bir yahudide,
Az arpa karşılığı
bulunmuştu rehinde.
Peygamber-i zişan'ın,
herhangi bir yemeği,
Asla görülmemiştir sevip
beğenmediği.
Eve geldiği zaman, yerdi
yemek var ise.
Yahut oruç tutardı,
(yemek yok) denilirse.
Suyu, Besmele ile, üç
yudumda içerdi.
Sonra, (Elhamdülillah)
der ve dua ederdi.
|