|
33 -
FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ
Çok cömertti
Peygamber-i zişanın
bedenleri, hilkaten,
Çiçekten daha güzel
kokardı hakikaten.
Elini tutsa idi mesela
birisinin,
Eli, güzel kokardı o gün
hep o kişinin.
Enes
ibni Malik’in hanesinde,
o Server,
Bir gün biraz uyuyup,
bir miktar terlediler.
Enes
hazretlerinin annesi, o
terlerden,
Alarak, bir şişeye
koyuyordu ki hemen,
Peygamber Efendimiz,
uyanıp gördü onu.
Sordu, bu yaptığına
sebep ne olduğunu.
O şöyle arz etti ki:
(Biz bunları alırız.
Sonra, esans olarak
günlerce kullanırız.)
Peygamber-i zişan'ın
üstün hasletlerinden,
Birisi de, çok cömert
olmasıydı esasen.
Bir zaman Medine'ye, bir
gayr-i müslim geldi.
Resul-i kibriyadan bir
miktar mal istedi.
Ona, öyle çok koyun
vermişti ki o Server,
İki dağ arasını doldurdu
o sürüler.
Onun bu fevkalade
ihsanını görünce,
İman edip, kavmine geri
geldi hemence.
Ve şöyle söyledi ki:
(Siz de hemen gidiniz.
O ihsan sahibine siz de
iman ediniz.
Zira ben, hayatımda
böyle ihsan sahibi,
Görmedim hiç bir yerde
bir cömert o zat gibi.)
Yine doksan bin dirhem
kıymetinde çok altın,
Getirdiler önüne bir gün
Resulullah'ın.
Allah'ın Sevgilisi,
ayağa kalkıp hemen.
Taksim etti Eshaba
onları bekletmeden.
Bitirinceye kadar verdi
her isteyene.
Az sonra biri gelip,
istedi o da yine.
Lakin hiç kalmamıştı bir
şey ona verecek.
Ona, şöyle buyurdu
ayrıca üzülerek:
(Her neye ihtiyacın var
ise ey kardeşim!
Git namıma satın al, ben
sonradan öderim.)
Sahabeden birisi, buna
şahit olunca,
Şaşırıp, huzuruna
gidiverdi doğruca.
Dedi: (Ya Resulallah,
gücünün yetmediği,
Şey ile, Allah seni
yükümlü eylemedi.)
Fakat pek hoş gelmedi bu
söz Resulullah'a.
O esnada Eshaptan söz
aldı biri daha.
Dedi: (Ya Resulallah,
sen yine ihsan eyle.
Korkma, Allah'ın mülkü
azalmaz vermek ile.)
O zaman neşelenip,
buyurdu ki:
(Ben zaten,
Böyle ihsan etmekle
emrolundum esasen.)
Enes
bin Malik der ki:
(Peygamber-i ins ve cin,
Hiç bir şey saklamazdı
bugünden yarın için.
Her ne zaman eline
geçseydi bir şey eğer,
Anında Eshabına
dağıtırdı her sefer.) |