ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

Ümmetine şefkati

 

Vaktiyle zengin biri, donatıp bir ziyafet,

Çok fakir bir âlimi, evine eder davet.

 

Âlim gelip oturur, zenginin sofrasına.

Lakin bir lokma bile alıp koymaz ağzına.

 

Ev sahibi üzülüp, arz eder ki: (Efendim!

Görürüm yemezsiniz, bunu ben merak ettim.)

 

O âlim şöyle der ki: (Evimde, şu aralar,

Birkaç zayıf ve garib ciğerparelerim var.

 

Aç ve susuz olarak dururken onlar evde,

Nasıl yiyebilirim bunları ben bu yerde?)

 

Ev sahibi, bunları âlimden öğrenerek,

Çocuklarına dahi gönderir hemen yemek.

 

Âlim, ancak o zaman gönül rahatlığıyle,

Zenginin sofrasında başlar yemek yemeye.

 

Kıyamet gününde de, Rabbimiz, bunun gibi,

Cennete davet eder o Sevgili Habibi.

 

Lakin girmez Cennete o Server-i kainat.

Zira kalbi, değildir hiç müsterih ve rahat.

 

Ümmetinden günahı fazla olan kimseler,

Çünkü mahşer yerinde gayet zahmettedirler.

 

Onları düşünerek o Hüdanın Habibi,

Allah’a yalvararak, arz eder ki: (Ya rabbi!

 

Ya beni, onlar ile gönder Cehennemine.

Ya da sok onları da, benimle Cennetine.)

 

Rabbimizden bir hitab gelir ki: (Ey Habibim!

Ben, yalnız senin için Cenneti halk eyledim.

 

Sen o günahkârların tamamını alarak,

Girin hep Cennetime, birlikte şad olarak.)

 

Yine Beni İsrail zamanında bir adam,

Vardı ki, günah ile geçmişti ömrü tamam.

 

Uzun yıllar yaşayıp, sonra da öldü birden.

İlgilenen olmadı kötü bilindiğinden.

 

Sonradan birkaç kişi gelerek bir araya,

Cesedini götürüp, attılar bir sahraya.

 

Lakin Musa Nebiye hemence cenab-ı Hak,

Vahyetti ki onunla alakalı olarak:

 

(Ya Musa, onu gidip güzel kefenleyiniz.

Namazını da kılıp, öylece defnediniz.)

 

Musa aleyhisselam, Rabbinin bu emrini,

Yaptı ve daha sonra sorunca hikmetini,

 

Buyurdu ki: (Ya Musa, o, halkın bildiğinden,

Daha günahkârdı da, af eyledim yine ben.

 

Çünkü o, bir zamanlar baktığında Tevrat’a,

Habibimin methini görmüştü o kitapta.

 

Kalbinde, Habibime muhabbet hasıl oldu.

O sahifeyi öpüp, sonra başına koydu.

 

Sevgili Habibime gösterdiği muhabbet,

Sebebiyle ben onu, ettim af ve mağfiret.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan