ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

Cehennemdeki müminler -1

 

Mizan’da günahları ağır gelen müminler,

Topluca Cehenneme doğru sevkedilirler.

 

Ateşe yaklaşınca korkup çekinirler pek.

Ve haykırmak isterler (Ya Muhammed!) diyerek.

 

Lakin Malik’i görüp, onun azametinden,

Peygamberin ismini unuturlar aniden.

 

Sorar Malik onlara: (Siz hangi kavimsiniz?)

Derler ki: (Üstlerine Kur'an inen kavimiz.)

 

O der ki: (Muhammed'e inmiş idi o Kur'an.)

Peygamberin ismini duyunca onlar ondan,

 

Hep birden haykırırlar ve derler ki: (İşte biz,

Muhammed ümmetinden günahkâr kimseleriz.)

 

Ve Malik'e derler ki: (Biraz izin ver bize.

Oturup ağlayalım şu feci halimize.)

 

Malik izin verince ağlarlar ki o kadar,

Sonunda gözlerinden yaş yerine kan akar.

 

Malik der ki: (Ne güzel sizin bu ağlamanız.

Ama keşke dünyada böyle ağlasaydınız.

 

O ağlama, ateşten korurdu belki sizi.

Lakin bu ağlamanın şimdi yok faidesi.)

 

Sonra bir zebaniye verir ki bir talimat,

(Sen bu müslümanların hepsini ateşe at!)

 

Ve lakin Cehenneme düşerken o müminler,

(La ilahe illallah!) diye feryat ederler.

 

Kelime-i tevhidin sesi ile o ara,

Ateş, o müminlerden kaçar çok uzaklara.

 

Malik bunu görünce, emir verir ki: (Ya Nar!

Tut bu müminleri ki, çok günahkârdır bunlar.)

 

Ateş der ki: (Ey Malik, ben tutacağım, fakat,

La ilahe illallah diyorlar bu cemaat.)

 

Bir daha emir verir onları tutsun diye.

Lakin ateş, onlardan kaçar yine geriye.

 

Malik der ki: (Ey ateş, tut ki o kimseleri,

Zira Hak teâlânın böyledir bize emri.)

 

O zaman müminleri ateş gelir yakalar.

Günahlarına göre, az veya fazla yakar.

 

Malik der: (Yüzlerini yakma ki şimdi hele,

Zira secde ettiler Allah'a o yüzlerle.

 

Yine kalplerini de yakma ki hiç onların,

Zira o gönüllerde, nuru parlar imanın.)

 

Hak teâlâ, Cibril'e buyurur ki: (Git hemen!

Ümmet-i Muhammed’in sor halini Malik'ten).

 

Malik der: (Pek fenadır, dayanılmaz buna hiç.

Yandı her tarafları yüz ve kalpleri hariç.

 

Bu yerlerde, imanın nuru olduğu için,

Buraları yakmaya gücü yoktur ateşin.)

 

Cibril der ki: (Kaldır da bir an perdelerini,

Müşahede edeyim ben dahi hallerini.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan