|
33 -
FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ
Saadetlerin başı
İmam-ı Rabbani ki, çok
büyük evliya zat.
Bir gence mektup yazıp,
eyledi çok nasihat.
Buyurdu ki: Ey yavrum,
kıyamet yakın oldu.
Bid'atlerin
zulmeti her tarafı
doldurdu.
Bir kahraman lazım ki,
yok etsin bid'atleri.
Ve çıkarsın ortaya
kaybolan sünnetleri.
Onun sünnetlerinin
nurları olmaz ise,
Doğruya, hidayete
kavuşamaz hiç kimse.
Ona uyulmaksızın bu
yolda ilerlenmez.
Allah'ın rızası ve
sevgisi ele geçmez.
Saadete kavuşmak
istiyorsa bir kişi,
O Resule uyarak
yapmalıdır her işi.
Görünen, görünmeyen
nimet ve saadetler,
O yüce Peygamberi
sevmekle ele geçer.
Bu yolda yükselmenin
ölçüsü, bu sevgidir.
Bu sevgi çoğaldıkça,
daha çok nimet gelir.
Sevgili Habibini yarattı
Hak teâlâ,
Mahlukatın hepsinden
daha yüksek ve a’la.
O, ins'in en iyisi ve en
sevimlisidir.
Her iyilik ve hayır,
Onda cem'edilmiştir.
Sahabenin cümlesi, Ona
aşık oldular.
Onun sevgisi için,
ortaya baş koydular.
Nur saçan cemalini bir
defa görmek hatta,
Onlar için, en büyük
lezzet oldu hayatta.
Onu, herşeylerinden daha
fazla sevdiler.
Hatta Onun uğrunda, can
feda eylediler.
Onu sevenleri de, çok
sevdiler gönülden.
Birbirlerini dahi, çok
sevdiler bu yüzden.
Onun üstünlüğünü idrak
edemeyenler,
Onun güzelliğini o gün
göremeyenler,
Sevmek saadetine
kavuşamayanlarla,
Asla uyuşamayıp,
savaştılar onlarla.
Bu halis sevgi ile, o
yüksek sahabiler,
Rabbin sevgisine ve
rızasına erdiler.
Yükselip, insanların en
üstün, en iyisi,
Ve en şereflileri
oldular her birisi.
Zira dostları sevip,
düşmanları sevmemek,
Bütün ibadetlerin başı
ve mühimdir pek.
(Rabbimi seviyorum)
diyor ise bir kimse,
Eshab-ı
kiram gibi olmalı öyle
ise.
Hem seven, sevdiğinin
sevdiğini de sever.
Onun düşmanlarına, o da
düşmanlık eder.
Bu sevgi ve düşmanlık,
hiç elinde değildir.
Hatta o, bu hususta
sanki deli gibidir.
Nitekim: (Bir kimseye
deli denmezse eğer,
İmanı kâmil olmaz)
buyurmuştur büyükler.
Her kimde, bu delilik
eğer mevcut değilse,
Bu hakiki sevgiden
mahrum olur o kimse.
|