|
33 -
FAZİLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ
O, herkesten üstündür
İslam âlimlerimiz
buyurdu: Her Peygamber,
Kendi zamanlarının en
üstünü idiler.
Peygamberimiz ise,
farklı idi onlardan.
Zira O, her zaman ve
mekandaki insandan,
Yani Adem Nebiden,
kıyamet kopana dek,
Gelmiş veya gelecek kim
varsa ins-ü melek,
Hepsinden, her bakımdan
üstün ve kıymetlidir.
Hiç kimse, hiç bir
yönden, Ondan üstün
değildir.
Bu, güç bir şey değil
ki, her şeye gücü yeten,
Onu, böyle şerefli
yaratmıştır her şeyden.
Kimsenin gücü yoktur Onu
metheylemeye.
Kimsenin iktidarı yoktur
tenkit etmeye.
Hakkında, Hak teâlâ
buyurdu ki mealen:
(Hiç bir şey yaratmazdım
olmasaydın eğer sen.)
Hep Onda toplanmıştır
iyi huy, güzel ahlak.
Zira O, âlemlere geldi
rahmet olarak.
O idi insanların hem en
güzel yüzlüsü.
Kırmızıyla karışık beyaz
idi gül yüzü.
Gülünce, nur cemali (Ay)
gibi nurlanırdı.
Sözü çok tatlı olup,
gönülleri alırdı.
Aklı öyle çoktu ki,
Arabistan'da gelip,
O vahşi insanların
cefasına sabredip,
Güzel huyları ile, hep
iyilik ederek,
Ağır cefalara tahammül
göstererek,
Çoğunu yumuşatıp,
getirdi itaate.
İnsanlar Onu sevip,
koştular hidayete.
Hatta Onun uğrunda, mal
ve evlatlarını,
Terk edip, seve seve
verdiler canlarını.
Hiç de böyle şeylere
değillerdi alışık.
Lakin Resulullah'a
olmuştu hepsi aşık.
Onun güzel huyları,
afvı, sabrı, ihsanı,
Hayran bırakıyordu
kendine her insanı.
Onun, hiç bir işinde,
gizli veya aşikâr,
Bir çirkinlik ve kusur
görülmemiştir zinhar.
Kendi için, kimseye
gücenmediği halde,
Dine saldıranlara sert
idi fevkalade.
Kimseden ders görmeyip,
bir şey okumamışken,
Eline kalem alıp, hiç
yazı yazmamışken,
Tevrat, İncil ve sair
semavi kitaplarda,
Yazılan bilgileri, haber
verdi ard arda.
Ve en büyük mucize
olarak da nihayet,
Kur'an-ı
kerim indi kendine âyet
âyet.
Ve meydan okudu ki,
(Çok uğraşsanız da siz,
Bir kısa âyet gibi hiç
söyleyemezsiniz).
Hakikaten kâfirler, çok
uğraştılar, fakat,
Hiç yetiremediler bu işe
güç ve takat.
Kur'anın
belagati karşısında bu
sefer,
Aciz kalıp, imana
geldiler birer birer. |